Paris Haute Couture haftası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris Haute Couture haftası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2012 Çarşamba

Paris Haute Couture S/S 2012 - Chanel

Paris Haute Couture Moda haftası tüm hızıyla sürerken, bizi hiçbir zaman hayal kırklığına uğratmayan markaların defilelerini daha bir heyecanla bekliyoruz tabi ki. Özellikle Chanel, couture ile eş anlamlı markalarda heyecanımız daha da artıyor.
Karl Lagerfeld 2012 İlkbahar/Yaz sezonu için de yine ustalığını konuşturmuş ve hem couture, hem kullanılabilir hem de casual görünümlü kıyafetlerin de yaratılabileceğini kanıtlamış. Her zaman kullandığı siyah ve beyazların yanında gökyüzünün en mükemmel renginden aldığı mavi ile çalıştığı, defilenin ilk parçasındaki kıyafetleri, düşük bel çizgileri ve cepleri ile o kadar casual görünüyor ki, her zaman her yerde kullanılabilir. Birbirinden muhteşem diğer tek parçalar, yaka ve kol detayları ile zenginleşen, uçuşan kumaşlarla hayalsi bir hava kazanan tuvaletleriyle sizi bu bir uçak atmosferinde geçen bu defilenin videosuyla baş başa bırakayım…


24 Ocak 2012 Salı

2012 İlkbahar/ Yaz Haute Couture Yıldızlarım

Her sene ara  sezonlarla birlikte o kadar çok defile görüyoruz ki artık moda haftaları heyecanını yitirmeye başladı. Ama her sene iki kez, modanın sanata ve zanaatkarlığa en çok yaklaştığı moda haftaları olan Haute Couture haftalarında gözlerimiz bayram ediyor.

Bu sene de 2012 İlkbahar Yaz Haute Couture haftasından en beğendiklerimi sizinle paylaşmak istedim. Versace koleksiyonundaki bu modeller bana geçen sezonun Givenchy Haute Couture koleksiyonundaki yarı transparanlar, mimari formlar ve romantik renkleri hatırlattı. Hatta Oscar törenlerinde Cate Blanchett o koleksiyondan bir parça giymişti ve inanılmaz şık olmuştu. Versace’den seçtiğim bu parçalar da iddialı ama aynı zamanda klasik olmayı başarmaları, işçiliklerindeki ince detayları ve kesimlerindeki ustalık sayesinde favorilerim arasına girdiler.

Çok fazla model beğendiğime şaşırdığım markalardan biri Dior oldu. Galliano zamanında biliyorsunuz ki karnavala benzeyen defilelerini bir sahne sanatı olarak izlemek her ne kadar muhteşem olsa da kıyafetleri kullanılabilirlik açısından değerlendirdiğinizde biraz kafanız karışıyordu. Bill Gaytten 16 yıllık Galliano kültürünü tamamen kenara atmamış ama fonksiyonellik göz önünde bulundurulduğunda kişisel olarak bana daha çok hitap eden bir koleksiyon olmuş. İki parçalı, daha “günlük” sayılabilecek takımları ve orta boy kalem eteklerin retro havasına bayıldım. Jackie Kennedy’nin lady ruhunu yaşatan bu modeller hem evladiyelik, hem de çok kullanışlı.

Kokteyl elbiseleri ise detaylarıyla bir harika. Kesimler ne kadar klasik de olsa yapılan küçük dokunuşlarla Dior evinin adına yakışır bir sonuç ortaya çıkarmış Gaytten.

Bu iki siyah tuvalet de hem modern hem klasik olması sebebiyle zamansız görünüyor. Özellikle soldakinin transparan eteğine hayran oldum.

Sizin Haute Couture yıldızınız kimdi bu sene?