vintage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vintage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2013 Cuma

Lindsay Lohan AmfAR Gala'da

Başlıktan sonra cümleme devam edecek olsam "keşke olmasaymış" derdim. Zaten kendisi için en çok kullanılan sıfat "tren enkazı" iken, içinizde acıma ya da sempatiye benzeyen herhangi bir şeyin barınmasına izin vermemek için elinden geleni yapıyor Lindsay Lohan.


Vintage bir Roberto Cavalli ile katıldığı, New York Fashion Week'in başlangıcı anlamına gelen AmfAR Fashion Against AIDS Gala'sında keşke olmasaymış Lindsay. Ayağındaki korkunç striptizci ayakkabılarını bir yana bırakırsak bu kızın yüzüne bir haller mi olmuş acaba?


Yanaklarındaki abartılı dolgu, dudaklarındaki berbat görüntü, gözlerindeki donmuş bakış ve yolunmuş saçları ile her geçen gün daha da kötüye gidiyor Lindsay. Uyuşturucu sorunlarından da bir türlü kendisini tam olarak kurtaramayan Lindsay Lohan, her insan içine çıktığında rehabilitasyonun ona işlemediğinin göstergesi bir fotoğraf veriyor. Umarım iyi bir stilistle çalıştığı ve sağlıklı göründüğü günleri de görürüz:.

18 Ocak 2013 Cuma

Marka Boutique Bebek'te Açıldı


İkinci el alışveriş yapmak son yıllarda, hem sürdürülebilir moda hem de bütçe kontrolü açısından ço önem kazanmış oldu. Bir kez giyip dolabımızın derinliklerine itmek zorunda kaldığımız tuvaletler, parti elbiseleri, aklımız başımızda değilken aldığımız çantalar, bir kez giyip aslında ayağımızı sıktığını fark ettiğimiz ayakkabılar ya da zevkini hiç paylaşmadığımız kişilerden gelen hediyeler evinizde kalabalık yapıyorsa ikinci el mağazalarda satmak çok mantıklı.



Ama daha da güzeli Alexander McQueen, Jenny Peckham, Chanel, Christian Louboutin, Missoni ve daha bir çok markanın iyi durumdaki parçalarına normal fiyatlarının çok daha azına sahip olabilmek. Hele de zamanında alamadığınız ya da bulamadığınız bazı parçaları ikinci el butiklerde rastlamak hazine bulmakla aynı mutluluğu verebilir.


Dün Bebek'te açılan Marka Boutique ise bu anlamda bir vaha. Kişisel olarak Marka Boutique'le olan bağım, yukarıda bahsettiğim kalabalıktan beni kurtardığı ve başkalarının benden daha çok sevgi göstereceğine emin olduğum bazı parçaları verdiğim için hem de en sevdiğim tasarımcıların en özel tasarımlarına çok ucuza sahip olabileceğim bir yer olduğu için daha da güçlendi. Ayrıca bu güzel butiğin kurucuları benim de çok sevdiğim arkadaşlarım İpek Varol ve ortağı Funda Usta.



Koleksiyonun çoğu İpek ve Funda'nın yurt dışı moda çekimlerinden ve (benim gibi) arkadaşlarından topladıkları parçalar. Bu sebeple pişti olma ihtimalinizi neredeyse sıfıra indirecek özgün parçalar bulmanız çok kolay olacak. Ayrıca Zuhair Murad, Oscar de la Renta, Elie Saab gibi devlerin tuvaletlerini ve kokteyl elbiselerini de kiralayabiliyorsunuz.



Bebek'teki İş Bankası'nın sokağında açılan Marka Boutique'i alışveriş duraklarınıza eklemenizi öneririm.



19 Ekim 2012 Cuma

Bayram Dolayısıyla Kapalıyız :)


Bayram tatili dolayısıyla yurt dışına çıkıyorum ve bu ay sonuna kadar maalesef sizlerden uzak kalacağım. Şimdiden herkese sevdikleriyle geçireceği mutlu bir bayram dilerim!

11 Mayıs 2012 Cuma

Prada'lar Yeniden Doğuyor

Prada 1991 - 2005 yılları arasında "it-bag" kategorisine girmiş olan efsane çantalarını yeniden üretmeye karar verir de bizler de sevinmez miyiz? Zamanında sahip olamadıklarınız için yeniden üzülmenin tam zamanı. Çünkü sınırlı sayıda üretilecek olan bu çantaları bir avcı titizliğiyle aramanız gerekecek. Ama şanslı azınlıktan olursanız da çantanıza gözünüz gibi bakın. Çünkü böyle bir fırsat tekrar ele geçmez.


25 Nisan 2012 Çarşamba

Karl'ın Gençliği


1987 yılında ölen moda illüstratörü Antonio Lopez’in hayatıyla ilgili yeni çıkan bir kitaptaki bu görüntülere tüm haftasonu boyunca güldüm desem yeridir. Kitabın adı The Antonio Lopez Book. Kitapta öyle fotoğraflar var ki kesinlikle kütüphanenize katmak isteyeceğiniz bir eser. Güldüm filan diyorum ama aslında komik olan bir şey yok. Aşağıdaki fotoğraf dışında… Karl Lagerfeld’in şu anki o “cool + hip + dede” tavrının gençliğinde aslında o kadar da bariz olmadığını ve kendisinin şu ankinden çok daha uzun boylu göründüğünü düşünmeden edemiyorum. Yine de bir fashionista olduğunu unutmayıp “mankini” denilen o garip şeyi giymeyi de tercih etmesi dikkat çekici. Ama asıl eksikliğini hissettiğim, kocaman siyah güneş gözlükleri.


9 Aralık 2011 Cuma

Bir Zaman Makinesi Olarak ŞEYMEL

Kadınların en sevdiği şey eşsiz bir parçaya sahip olmaktır. Bundan daha çok sevdikleri şey ise bu parçaya uygun bir fiyata sahip olmaktır. Şeytan ve Melek kelimelerinin bir araya gelmesiyle ismini bulan Şeymel Vintage da işte tam olarak bu mükemmel duyguyu yaşayabilmeniz için sizi 17-18 Aralık’ta Garage Sale’ine bekliyor.

Bilenler bilirler ama ben yine de tekrar anlatayım: Galatasaray’da aynı bina içinde iki Şeymel mağazası var, birisi ayakkabı cenneti… Hatta 2010 yılında ELLE & ŞEYMEL vintage ayakkabı koleksiyonunu çıkararak büyük bir adım atmıştı.


Şeyme’in mükemmel koleksiyonunu görmeniz, o havayı solumanız, zamanda yolculuk yapmanız lazım. Kendinize ayıracağınız bir öğleden sonra Şeymel mağazasında geçirebileceğiniz süper bir zaman.


Daha da güzeli vintage parçalara fahiş fiyatlar çekenbenzerlerinin aksine burada her şey mantık çerçevesinde fiyatlandırılmış. Mantıksız derecede ucuz fiyatları yakalamak için de Garage Sale sırasında orada olup 5-50 TL arasındaki fiyatlarını yakalamanız lazım.