defile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
defile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2013 Çarşamba

MBFWI İlkbahar Yaz 2014 Zeynep Tosun



MBFWI devam ederken, ikinci günün en çok merak edilen ve sonuç olarak da en çok konuşulan defilelerinden biri de Zeynep Tosun oldu. Hedi Slimane yönetimine geçen Saint Laurent Paris'in 90'lara dönüşünü hatırlatan, fileler, açık göbekler ve spor kesimlerle dikkat çeken modeller bir bir podyumdan süzüldü.



Bir tarafta bu sert, yer yer tomboy parçaların, pudra tonları ile bir araya gelmesinde hissedilen Zeynep Tosun feminenliği, diğer tarafta ise dinamik ve zaman zaman fütüristik parçaların şehirli kadının normal hayatına uyabilecek şekilde kurgulanmış hallerini gördük. Koleksiyonun her bir parçası ise gardırobunuzun geri kalanına uyum sağlayabilecek şekilde birer styling kurtarıcısı olabilir nitelikte. Sizler nasıl buldunuz?

7 Ekim 2013 Pazartesi

MBFWI Başlıyor!


Mercedes Benz Fashion Week yeni yerinde, Kuruçeşme Arena'da bir kaç saat sonra Gizia defilesi ile başlıyor. Her zaman olduğu gibi yine değişiklikten hoşlanmayan bir millet olduğumuzu gösterdik ve Kuruçeşme Arena'ya gidişine bozulduk ama Taksim'den Antrepo'ya taşınınca da trafikten bir şey kaybetmeyen bu 50 eventlik organizayonu, Bienal'in yer aldığı Antrepo'dan alıp Kuruçeşme'ye götürmek çok da kötü bir fikir değil aslında.
Günler boyunca sabahtan akşama kadar tasarımcıların yepyeni koleksiyonlarını, after partylerini ve organizasyonel sorunları konuşacağımız bir haftaya hoş geldiniz. Siz en çok hangi defileleri merak ediyorsunuz?

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Mango Sonbahar Kış 2013 Rock It Up Defilesi


Dün akşam Mango Sonbahar Kış 2013 Rock It Up koleksiyonunu görmek için Four Seasons Otel'deydik. Çok kalabalık ve güzel bir defile oldu ve Jessica Stam'in defileyi açıp kapatması da ayrı bir hoşluktu. 



Koleksiyonda maskulen ceketler ve takımlar, oversized paltolar ve ekoseler dikkat çekiyordu. File çoraplarla tamamlanmış deri ceketler ve kısa şortların yanında Mango Sport sweatshirtler de çok kullanışlı görünüyordu. Ama malesef ben o sırada bambaşka bir heyecan yaşadığım için fotoğraf çekmekle pek ilgilenemedim. 
İlk kez Türkiye'de satışa çıkacak olan Mango Kids koleksiyonu için podyuma çıkan kızım Mila'dan daha da heyecanlıydım. 



Çıkar çıkmaz ayakkabısının külkedisi gibi merdivenlerde kalması ile Japon Anime'leri gibi yaşlara boğulması bir oldu zaten. Aşağıda Aychulus'un videosunun sonuna dikkat :)



17 Mayıs 2013 Cuma

Biraz Taş Devri Biraz 90'lar: J.W Anderson for Versus

J. W. Anderson Topshop ile olan anlaşmasının bitmesi ile, duyurulduğu günden beri merak uyandıran Versus kapsül koleksiyonunu sundu. Parti ve defile karışımı bir event ile sunulan koleksiyon Twitter'da #newversus hashtagi ile yer aldı.

J. W. Anderson'ın 90'lar eğilimi ve androjen çizgileri parçalarda rahatça görülürken, spor şıklığa derin bir seksapel katan dekolteler ön plandaydı.



Diğer taraftan Versace'nin (dolayısıyla Versus'un) imzası haline gelmiş olan derin yırtmaçlar ve bu yırtmaçların üzerindeki seksi dantellerin bir araya geldiği neonlar da casual kıyafetlerin dikkat çekici olmasını sağlıyor.



Koleksiyondaki hayvan baskıları ile açık göbekler bir araya geldiğinde  biraz Taş Devri etkisi yaratılmış ama zaten Versus hiç bir zaman korkaklar için koleksiyon üreten bir marka olmadığı için dikkat çekicilik sınırını biraz fazl azorlayan parçalar da koleksiyon ve markanın ruhuna ters düşmemiş.

12 Mart 2013 Salı

Olay Defileye Karl Yorumu

2013 Sonbahar Kış Koleksiyonu kadar koleksiyonu sunum şekli de büyük olay yaratan Karl Lagerfeld, Chanel'in kökleri ve geçmişine, şu anda tartışmasız dünya hakimiyetine dikkat çekerken bir yandan da koleksiyonu anlatıyor.

Hareket ve çok yönlülük gibi özelliklere dikkat çeken Karl, minilerin hanım hanımcık paltolarla kapandığı, katmanlı ve bol hareketli koleksiyonda topuklulara gerek kalmadığını da söylüyor. Gelecek kış bir çok ünlüde Chalen'in üst bacağın yarısına kadar uzanan çizmelerinden çokça göreceğiz sanırım.

Kumaşların bile ne olduğunun bu hareket içinde bir önemi olmadığını söyleyen Karl'ın enerjisinden hiç bir şey kaybetmemiş olması ise takdire şayan.


7 Mart 2013 Perşembe

Hedi Slimane Şansını mı Zorluyor?


Geçen sezon sunduğu koleksiyonla da yeterince eleştiri alıp, Dior Homme'da geçen yıllarının ardından kendisinin YSL ruhuna sokamamak ve Saint Laurent Paris haline gelen markanın köklerine ve Yves'in değerlerine sadık kalmak yerine Dior Erkek koleksiyonlarının tekrarını yapmakla suçlanmıştı.


2013 Sonbahar Kış koleksiyonu ise hem Saint Lauren tarihine ve incelikle hesaplanıp özenle hazırlanmış parçaların kalitesine uymamak hem de Topshop, Zara, H&M gibi markalarda bol bol bulunabilecek parçaları barındırmakla suçlandı. Eleştiriler haksız da sayılmazdı açıkçası. 90'ların yeniden yorumlaması olan koleksiyondaki parçalar hiç bir şekilde Saint Laurent demeyeceğiniz ve daha da önemlisi Saint Laurent fiyatı ödemek istemeyeceğiniz parçalar. Bakalım Slimane bu kez kendisini nasıl savunacak.

27 Şubat 2013 Çarşamba

Bizans'a Dönüş

Dolce & Gabbana'nın 2013 Sonbahar Kış defileri hakkındaki yazımı yazmadan önce koleksiyonu sindirmek için 1 gün beklemek istedim. Üzerine uyudum ve bilgisayarın başına geçtim.


Bilmem farkında mısınız ama Dolce & Gabbana alt markası D&G'yi kapatmaya karar verdikten sonra ivmesine ivme katı. Her geçen gün daha da hızlı yükseliyor. Dergi kapaklarının göz bebeği, fashionista'ların bir numarası, editörlerinin canı ciğeri oldu. Her sezon çok net ve işçilik konusunda çok büyük emek isteyen bir tema üzerine giderek, couture ile hazır giyim arasındaki sınırları belirsizleştiren koleksiyonlar hazırlıyor. Bir Dolce & Gabbana giymek ise moda haftalarında sokak fotoğrafçılarının peşinize düşmesi için yeterli bir sebep haline geldi çünkü parçaların hepsi sartorial değere sahip, fotoğraflarda muhteşem görünüyorlar.


2013 Sonbahar Kış koleksiyonunda da Bizans temasını işlene Dolce & Gabbana, İstanbul'da Doğu Roma İmparatorluğu zamanından kalma eserlerde çokça karşılaştığımız mozaikler ve freskleri elbiselere taşıyor. İleride üzerinize olmazsa üstlerinden kumaşu kesip, çerçevelettirerek evinizde dekorasyon malzemesi olarak bile kullanırsınız :)


Şaka bir yana desenlerin, baskıların kumaşla bu kadar iç içe geçtiği, uzaktan bakıldığında gerçekten mozaik sanılacak kadar güzel kurgulanmış parçalara eşlik eden aksesuarlar da göz alıcı. Kapanış yürüyüşünde, defilenin kan kırmızı parçalarının görünüşü ise bir harika.

14 Şubat 2013 Perşembe

Oscar de la Renta'da Galliano İzleri


Daha önce John Galliano'nun Anna Wintour desteği ile yeniden moda sahasına giriş yapmaya çalıştığını ve bunu da Oscar de la Renta ile beraber yaptığını "John Galliano Geri Döndü" yazımda paylaşmıştım.


Abartıldığı kadar büyük bir geri dönüş olmasa da John Gallianonun varlığı, görev aldığı styling alanında hissediliyordu. Özellikle defilenin başında, kalem eteklerle tamamlanan ceketler ve bellerini sımsıkı saran kemerler John Galliano'nun elinden çıkan Christian Dior Haute Couture İlkbahar Yaz 2010 koleksiyonundan parçaları fazlasıyla hatırlattı.

Her zaman ünlülerin üzerinde görmeye alıştığımız lady looklarıyla tanınan couture ve kırmızı halı ustasının bu kez daha edgy diyebileceğimiz saç, makyaj ve aksesuar seçimleri sayesinde Oscar de la Renta ve Galliano'nun çekişmesi olarak tanımlanabilecek bir koleksiyon olmuş bence. Siz ne dersiniz?

13 Şubat 2013 Çarşamba

Marc by Marc Jacobs 70'lerde

New York Moda Haftası son hızıyla devam ederken Marc by Marc Jacobs koleksiyonu bizi tam anlamıyla 1970'lerin parıltısına geri götürdü.


Kıyafetlerin optik illüzyonlar yaratan desenleri, renkleri ve takımlar pijamaları andırırken bir yandan da bordolar, maviler ve kesimler bir araya gelerek her zaman alışkın olduğumuz Marc by Marc Jacobs kızının biraz daha büyüyüp seksileşmesine sebep oluyor. Artık sokak modasının da ilerisinde bir yerde ayakları yere basan bir kadın var koleksiyonda.


Aksesuarlar konusunda da aynı şekilde bir ağır başlılığın hakim olduğu koleksiyon, renk ve desenleriyle her zaman biraz daha genç ve dinamik takılan Marc by Marc Jacobs koleksiyonlarından ayrılıyor ve zamansız parçalara yöneliyor. 70'lerin kocaman gözlükleri ise kemik çerçeveleri ile son derece dikkat çekici.


Bence tüm defilenin en çok dikkat çeken yanlarından birisi de saç ve makyaj oldu. Kıyafetlerdeki retro havayı destekleyen parlak kırmızı rujlar ve dalgalı kabarık saçlar görülmeye değerdi. Bu sene aldığımız mat bordo rujları gelecek sene daha cüretkar parlak kırmızı tonlarla değiştirecek gibi görünüyoruz.

9 Kasım 2012 Cuma

Victoria's Secret 2012


Bu hafta içerisinde müthiş bir şov hazırlayan Victoria's Secret en azından 2013'e kadar sosyal paylaşım sitelerinde en çok fotoğrafı paylaşılan defile olmayı garantiledi.



Her şov birbirinden güzel olduğu için bu kez yeni bir şey yokmuş gibi geliyor bana. Yine melekler müthiş, yine tasarımların hepsi birbirinden güzel, yine ön sıra dikkat çekici, yine Fantasy Bra göz alıcı...



Bu sene canlı parformanslar da mükemmel. Rihanna, Justin Bieber ve Bruno Mars şarkıları ile şova renk katmışlar.



Sizleri en güzellerle baş başa bırakayım en iyisi.



14 Ekim 2012 Pazar

IFW 2013 İlkbahar Yaz - 4. Gün

IFW'nin son günü artık herkes biraz yorulmuş ve haftasonu olmasının da etkisiyle iyice kalabalıklaşan Antrepo'dan bıkmış durumdaydı. Ama gelenler pişman olmayacakları kadar müthiş görüntülere de şahit oldular.



Gamze Saraçoğlu defilesi ile açtığım son gün en yorucu olanıydı benim için de. Gamze'nin koleksiyonu her zamanki gibi kusursuzdu. Metalik renklerin ve ekruların ön plana çıktığı parçaların hepsi birbirinden güzeldi. Uçuşan kumaşlarına, kullandığı kiremit tonuna ve diz boyu etekleri,ne yine hayran oldum.



Gül Ağış markası Lug Von Siga için hazırladığı koleksiyonda, kumaşların üzerindeki baskıları kendi çektiği fotoğraflardan oluşturmuş. Bu sayede başka herhangi bir yerde bulunması mümkün olmayan parçalar ortaya çıkmış. Asil mor tonları, deriler ve cutout detayları ile yine müthiş bir işçilik vardı her parçada Çok sevdim.




Elif Cığızoğlu defilesi ile IFW'yi kapattım ama gerçekten müthiş bir kapanış oldu. Kumaşla her şeyi yapabileceğine inandığım Elif yine mükemmel bir koleksiyon sundu. The Bridge koleksiyonundaki ceketleri bir harikaydı ve her zamanki gibi sanat eserine benzeyen mimari tasarımları ve detaylarında gizlenen işçilik mükemmeldi.

Son olarak da IFW boyunca ben ne giymişim onu da paylaşarak bitiriyorum:


12 Ekim 2012 Cuma

IFW 2013 İlkbahar Yaz - 1. ve 2. Gün

İki gündür Antrepo 3 çok güzel görüntülere sahne oluyor. 2013 Yaz defilelerini sunan tasarımcıların defilelerinde son tasarımlarını gösteriyorlar ve ben de elimden geldiğince sizin için izlemeye çalışıyorum.


İlk günü Şafak Tokur defilesi ile açtım. İlk bölümü biraz daha deneysel ve deni,mlerden oluşan defilenin ikinci bölümünde bağlamadan ilham alınmıştı ve parçalar daha etnik, kask mı desem ne desem bilemediğim bir hale gelmiş bağlamalar ise ilgi çekiciydi. Benim favorim olan zaman bölümü ise benim favorimdi. Hem sunumu çok ilgi çekiciydi hem de parçalar kullanışlıydı. Her model farklı bir hızda yürüyerek zamanın akış hızının ne kadar öznel olduğunu anlattı.


Haute Couture defilelerini Paris'te sergileyen Dilek Hanif, bu yıl ilk kez RTW koleksiyonunu İstanbul'da sundu. Çağla Şikel, Özge Ulusoy, Serenay Sarıkaya gibi modellerin de yürüdüğü podyumda her parça giyilebilir her parça çok çekiciydi. Özel günleriniz için gidilecek adres olarak yerini iyice sağlamlaştırdı Dilek Hanif.

Atıl Kutoğlu ise her zamanki gibi müthiş bir koleksiyonu flaş isimlerle sundu: Top model Jessica Stam ve Tamara Ecclestone gibi ünlü modelleri İstanbul podyumlarında görmek güzel geldi. Koleksiyonu genel olarak çok beğendim. Gelecek yaz mutlaka alışveriş listenize almanız gereken isimlerden biri.



İkinci gün Mehtap Elaidi koleksiyonunda o kadar enerjik ve renkli tasarımlar vardı ki içim açıldı. Hem modeller özel bir gün beklemeden hayatınızın içine entegre edebileceğiniz şeyler, hem de renkler ve desenler yaz enerjisini sonuna kadar hissettiriyor. Deseni sadece üstlerde değil, alt parçalarda da cesurca kullanması Mehtap'ın koleksiyonunu hem cesur, hem günlük, hem de ince işçiliğiyle eşsiz yapmış. Abiye olmadan tasarım çalışmak aslında zordur. Günlük parçalara ruh katmayı başardığı için Mehtap'ı kutluyorum.

IFW izlenimlerimi yarın ve Cumartesi de paylaşmaya devam edeceğim...

Not: İkinci gün Studio Kaprol defilesini de gördüm ama görsellerimde şu anda sorun olduğu için onunla ilgili izlenimlerimi de yarına bırakıyorum. 

4 Ekim 2012 Perşembe

Herve Leger Yolundan Saptı

Dünkü Missoni for Converse yazımı yazarken aklıma bir anda, desen sevmeyen, body-con dress'in adresi Herve Leger defilesi geldi. Sebebini fotoğraflardaki desenli, zig zaglı modellerden anlayabilirsiniz sanırım. Defileyi yeniden gözden geçirdiğimde ise asıl dikkatimi çeken A kesimli elbiselerin varlığı oldu.



1 gr yağ fazlası olmayan, uzun ince kadınların, spor salonunda geçirdikleri vaktin meyvelerini toplama şekli olan vücudu sımsıkı saran elbiseleri ile isim yapmış Herve Leger markası bu kez Azria'ların insafı ve biraz daha fazla sayıda insana hitap etme isteğiyle farklı modellere de gitmiş.

Not: Beyaz elbisede bir Alaia'lık sezen sadece ben miyim?

14 Eylül 2012 Cuma

Proenza Schouler 2013 S/S

Moda haftaları sırasında bir şey gerçekten çok dikkatimi çekmedikçe uzun uzun yazılar yazmayı pek sevmiyorum biliyorsunuz. Ama bu kez durum farklı. Proenza Schouler defilesi gerçekten akıl almaz bir etki yarattı.


Canlı renkler, karmaşık desenler muhteşemdi ama daha bunları giyebilmemiz için çok fazla zaman var maalesef. Açıkçası çok öyle desen seven bir insan olmamama rağmen yine de çok beğendiğim parçalar oldu aralarında. 


Aksesuarlar içinse gerçekten çok büyük bir bravo hak ediyor Proenza Schouler. Özellikle çantalar muhteşemdi. Hem boyutları hem de birer sanat eserini andıran modelleri ile gelecek senenin it-bag leri belli oldu. Anna Dello Russo'nun sağ üstteki çantayla çekilmiş bir fotoğrafını göreceğimize her türlü iddiaya girerim mesela :)


8 Haziran 2012 Cuma

Monique Lhuillier Resort 2013

Resort koleksiyonlarının beğendiklerimi, bildiğiniz gibi Facebook sayfamda sürekli paylaşıyorum. Ama Monique Lhuillier koleksiyonu o kadar hoşuma gitti ki özellikle en beğendiğim parçalarla ilgili bir yazı yazmadan duramadım.


Öncelikle mükemmel kesimlerini en güzel şekilde gösteren siyah ve beyaz parçalarından bahsetmek istiyorum. O kadar zamansız ve kullanılabilir parçalar ki, gardırobunuzun demirbaşı olabilirler.


Çiçek desenleri ile Monet tablolarını aratmayan koleksiyon sulu boya ile beyaz renk üzerine çalışan morali çok düzgün bir ressamın elinden çıkmış gibi görünen kumaşlarla yapılmış. Bu elbiseleri giyip de moralsiz olmak mümkün değil.


Gece elbiselerinde ise hiç çekingen davranmayıp bol bol neon kullanılmış. Özellikle bronz tende muhteşem görünecek bu elbiseler her davette en dikkat çeken kadın olmanıza garanti verecek.
Ben bu koleksiyonu çok sevdim. Siz ne düşünüyorsunuz?

Koleksiyonun tamamı için: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.398749806842388.118658.375554299161939&type=1

23 Şubat 2012 Perşembe

Gucci - 2012 F/W 2012

Bu aralar moda haftaları sarmış dört bir yanımızı ama ben malesef size Style.com gibi her defilenin yorumunu veremeyeceğimi en baştan kabullendim. O yüzden en merak edilen defilelerden ve benim en sevdiğim markaların en sevdiğim modellerinden bahsetmeyi uygun buldum.
İşin aslı şu ki ben de isterdim size yüzlerce defile hakkında en ayrıntılı bilgiyi vereyim ama gelin görün ki istemek yetmiyor bazen. Cidden o motivasyon ve enerjim yok, sadece fotoğraflara bakıp onları sindirmek bile bu kadar zorken bir de onlar hakkında uzun uzun yorum yapmak inanılmaz zor geliyor. Zaten her yerde okuyacaksınız :)))
O zaman Milano'dan en sevdiklerimden biri olan Gucci'den bahsedelim. Frida Giannini ile ilgili en güzel şey çizgisini bozmadan, kullanılabilir ve son derece yaratıcı parçalar sunmaktaki ustalığı. Her sezon baktığınızda Gucci diyebileceğiniz ama kendini tekrar etmeyen parçalardan oluşan koleksiyonlar oluşturabiliyor. Senede iki sezondan dört sezona çıkan hazır giyim sektörü için aslında baya zor bir şeyi başarıyor bu şekilde.


Bu koleksiyonda bir gerçek yüzüme tokat gibi çarptı: Kadife'nin önlenemez yükselişi. Bazılarınız için çok itici ya da zor bir kumaş olabilir ama emin olun önümüzdeki kış bol bol göreceğiz bu materyali. Sadece Gucci defilesinde değil Londra'da Burberry'de de bol bol görmüştük kendisini. Eğer kişisel bir sorununuz varsa kışa kadar halledin derim ben.



Bu uçuşan elbiseler aslında uzun süredir aşina olduğumuz modeller. Transparan detaylarıyla kışı beklemeden yazın da  bol bol kullanacağımız bu modeller vazgeçilmezimiz olacak. Bu arada desenli elbiselerin 2011 Givenchy kış desenleri ve tonlarıyla inanılmaz benzerliği de dikkatlerden kaçmıyor.

Sonuç olarak benim kişisel olarak çok beğendiğim bir koleksiyondu. Siz ne dersiniz?

21 Şubat 2012 Salı

Burberry Prorsum 2012 F/W Koleksiyonu

Londra Moda Haftasında en çok merak edilen koleksiyon her zaman için Burberry koleksiyonları olur. Yani kimse kusura bakmasın açıkçası, Burberry'e karşı biraz pozitif ayrımcılık yapma isteği duyuyorum. Ki daha önce de söylemiştim, özellikle de kış markasıdır Burberry. Trenchcoat'ları yüzünden onsuz bir kış düşünemeyiz.

Kadın modellerine ayrı erkek modellerine aşık oldum, o İngiliz şıklığı, hem renk blokları hem de asil kadifenin Christopher Bailey'nin her sene nasıl bu kadar yenilikçi modellerini yapmayı başardığını bilemediğim paltolarına uyarlanması yüksek heyecan seviyesine sebep olabiliyor.

Erkek koleksiyonunda ise her genç kızın sahip olmak istediği erkek arkadaş modeli ortaya çıkmış. Tam ingiliz beyefendileri haline gelen modeller özellikle keskin hatlı ceketleriyle beni benden aldı. Burberry Prorsum her zamanki gibi beş yıldızlı bir koleksiyondu.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Pre-Fall Koleksiyonlarından En Sevdiklerim

Biliyorsunuz bir yaz bir kış koleksiyonu gördüğümüz günler çok geride kaldı. Resort var Pre-Fall var. Tüketim çılgınlığımızla beraber, arz-talep doğrusuna göre moda evleri de senede koleksiyon sayısını dörde çıkarttılar.
2012 Pre-fall koleksiyonlarından en sevdiklerimi sizlerle paylaşmak istedim ben de.

Bazı markalar vardır hava sıcakken daha yakındırlar size, bazıları da kış gelince aklınıza düşmeye başlarlar. Benim için Burberry Sonbahar'ın gelmesi ile beraber daha da önem kazanır. Tabi ki bunda efsanevi Trenchcoat'larının payı çok büyük. Önümzdeki sezon Burberry'nin Chanel'in en sevdiği materyal olan Tüviti, kendi kesimleri ile bir araya getirmesinden mükemmel sonuçlar çıkmış Aksesuarlar çok renkli ve çanta boyutları yine devasa.


 Hazır Chanel demişken, krallara layık bir sofrada, mükemmel bir ambiyansta gerçekleşen Paris-Bombay şovunun ilk yarısını pek beğenmedim. Ama parçalar yüzünden değil. Bombay konseptine uydurmak için fazla çaba harcayıp, bildiğiniz Parisienne parçaların üzerine etnik aksesuarlar eklemesini sevmedim. O detaylar olmadan klasik Chanel şıklığındaki parçalar süperdi. Yukarıdaki mavi elnise davetlerin kraliçesi olacak diyorum. Boy serisinin yeni varyasyonlar kazanan çantaları ise yıkılıyor. Soldaki gri kaban da bence evladiyelik bir parça olabilir.

 Calvin Klein minimalin en güzel örneklerini vermiş yine. Gereksiz abartı ve süsten uzak, kesinlikle her yerde, her zaman ve defalarca kullanılabilir parçalar yapmak konusunda yine üstüne yok. Lady akımına göz kırpan füme ceketine hayran oldum. Çalışan kadınların hayatını kurtarabilir. Ortadaki elbise de basenli kadının dostu kesimiyle kalpleri fethedecek. Trenchcoat da tam bir yatırım parçası.

Micheal Kors son senelerde daha da çok dikkatimi çekiyor. Bu yaz bol bol göreceğimiz bol, önü kısa arkası uzun etek trendinin devam edeceğini düşünerek kesimleri mükemmel mini-maksiler yapmış. Ortadaki beyaz kaban da yine "şimdi al her zaman giy" dediklerinden.
Bilmem fark ettiniz mi ama bu yazıda en çok yatırım parçalarından bahsettim.  Pre-Fall ve Resort koleksiyonlarında daha çok rastlanabiliyor parçalara. Çok ara dönem olduğu için mevsimlik ve daha kullanılabilir parçaları görmek daha da mümkün.

7 Ekim 2011 Cuma

HAKAAN PARIS'I FETHETTİ


Gururumuz Hakan Yıldırım, Hakaan markası ile Paris Fashion Week’te tanıttığı koleksiyonu ile kalplerimizi bir kez daha fethetti. 2012 İlkbahar- Yaz kreasyonunda, ayrıntılarıyla dikkat çeken ama ilk bakışta son derece minimal görünen parçalara yer veren tasarımcı sadece siyah/beyaz/gold renkler kullanarak muhteşem bir koleksiyon hazırlamış.


Zaten en sevdiğimiz tasarımcılardandı kendisi, Paris’teki bu defilesinde de ustalığını konuşturup Türk modasını en güzel şekilde tanıtmayı başardı diye düşünüyorum. Kıyafetlerdeki zaman zaman futuristik, zaman zaman temiz çizgiler hem giyilebilir, hem seyirlik parçaları bir arada bulmamızı sağlamış. Ben özellikle beyaz serisine hayran olduğumu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Fotoğraflar: style.com