moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2013 Cuma

2014 Yaz Modasında Great Gatsby Esintileri

Modanın filmleri etkilediği de görülmemiş şey değildir ama asıl sinemanın moda üzerindeki etkisini göz ardı etmek neredeyse imkansız. Anna Karenina vizyona girdikten sonra artan Rus referanslarını da görmüş insanlar olarak The Great Gatsby vizyona girip fırtınalar kopardığında yeni koleksiyonların 1920'lere gönderme yapacağını hepimiz biliyorduk. 



Mercedes Benz Fashion Week Istanbul kapsamında sunulan Raisa Vanessa Sason ve Tuvanam'ın İlkbahar Yaz koleksiyonlarında da Great Gatsby'nin etkisini görmemek için kör olmak lazım. Püsküller, vaklı saçlar, koyu renk dudaklar, görünmez kaşlar, düşük beller ve kocaman şapkalar ve bol bol işleme ile tam anlamıyla 1920'lere döndüren bu koleksiyonların yeni-vintage havasına bayıldım. 



Raisa Vanessa Sason, podyuma bile çıkarttığı Ajda Pekkan ile özdeşleşti ve Tuvanam da neredeyse her ünlüyü bir kez giydiriyor. Gelecek yaz tüm sosyeteyi 1920'lerden ışınlanöış gibi görebileceğimizi şimdiden söylemiş olayım.

9 Ekim 2013 Çarşamba

MBFWI İlkbahar Yaz 2014 Zeynep Tosun



MBFWI devam ederken, ikinci günün en çok merak edilen ve sonuç olarak da en çok konuşulan defilelerinden biri de Zeynep Tosun oldu. Hedi Slimane yönetimine geçen Saint Laurent Paris'in 90'lara dönüşünü hatırlatan, fileler, açık göbekler ve spor kesimlerle dikkat çeken modeller bir bir podyumdan süzüldü.



Bir tarafta bu sert, yer yer tomboy parçaların, pudra tonları ile bir araya gelmesinde hissedilen Zeynep Tosun feminenliği, diğer tarafta ise dinamik ve zaman zaman fütüristik parçaların şehirli kadının normal hayatına uyabilecek şekilde kurgulanmış hallerini gördük. Koleksiyonun her bir parçası ise gardırobunuzun geri kalanına uyum sağlayabilecek şekilde birer styling kurtarıcısı olabilir nitelikte. Sizler nasıl buldunuz?

7 Ekim 2013 Pazartesi

MBFWI Başlıyor!


Mercedes Benz Fashion Week yeni yerinde, Kuruçeşme Arena'da bir kaç saat sonra Gizia defilesi ile başlıyor. Her zaman olduğu gibi yine değişiklikten hoşlanmayan bir millet olduğumuzu gösterdik ve Kuruçeşme Arena'ya gidişine bozulduk ama Taksim'den Antrepo'ya taşınınca da trafikten bir şey kaybetmeyen bu 50 eventlik organizayonu, Bienal'in yer aldığı Antrepo'dan alıp Kuruçeşme'ye götürmek çok da kötü bir fikir değil aslında.
Günler boyunca sabahtan akşama kadar tasarımcıların yepyeni koleksiyonlarını, after partylerini ve organizasyonel sorunları konuşacağımız bir haftaya hoş geldiniz. Siz en çok hangi defileleri merak ediyorsunuz?

13 Aralık 2012 Perşembe

H&M 2013 İlkbahar Koleksiyonu


Dün H&M İlkbahar koleksiyonunun bir ön gösterimi için H&M Nişantaşı showroomundaydık ve gördüklerimi sevdim diyebilirim.


Bohemliğe yepyeni bir pencereden bakan, lüksü boheme katan, püskülleri ve patchworkü geri getiren bir koleksiyon olmuş. En baştaki püsküllü turuncu etek herkes gibi benim de favorilerim arasına girdi.


Koleksiyonda dikkat çeken ikinci unsur ise süsleme işine yeni bir bakış açısı getiren işlemeler ve aplikler oldu. Spor kumaşlar üzerine yapılan bu süslemeler ise lüks ve sportif bir hava yaratmayı başarmış.


Bu süslemelerin en çok dikkat çekenlerinden bir diğeri de derilerdeki kabartmalar olmuş. Etek ve ceketlerde görülen bu kabartmalar o kadar şık ki, tasarımcı işi gibi duruyorlar.

Koleksiyonun yıldızlarının arasına girmeyi gömlekler de başarmış. Ben en çok yukarıdaki haki renkli olanı beğendim. ama kolları farklı kendisi farklı desenlerden oluşan, renkleri güneşte solmuş gibi göründüğü için vintage havası da olan diğer gömleğe de asla hayır demem.


En sevdiğimiz bölümlerden aksesuarlara gelince de hayal kırıklığına uğramadım. Büyük kolye akımı son hız devam ediyor. Kalın zincirler ön planda ama ananaslı takılar da çok şekerdi. Ayakkabılarda ise renk kullanımında çok cesur davranılmış. Çantalara gelince zamansız ve kullanışlı modeller tercih edilmiş.

Sonuç olarak ben H&M koleksiyonunu çok beğendim ve yazın gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum.

6 Aralık 2012 Perşembe

Miroslava Duma for Louis Vuitton Mini





Son yılların en iyi stillerinden biri olarak Miroslava Duma'yı saymamak büyük haksızlık olur. Kendisi de minicik bir insan olduğu için olacak ki Louis Vuitton'un mini boy çantalarının tanıtım videosunda Hanneli Mustaparta ve Elin King ile birlikte rol alıyor. 2013 Resort koleksiyonu için çalışılan bu modeller tam da geçen hafta şu yazımda da bahsettiğim gibi hem kullanışlı hem de çok şirinler. Bu arada videoda arkada çalan müzik de hoşunuza gidecek diye düşünüyorum.


5 Aralık 2012 Çarşamba

Beklenen İsim Alexander Wang

Biliyorsunuz Nicholas Ghequiere, Balenciaga'nın kreatif direktörlüğü koltuğundan çok kısa bir zaman önce ayrıldı. Kulislerde bir isim de konuşulmazken meydana gelen bu olay sonrasında 29 yaşındaki Alexander Wang'ın Balenciaga Kadın, Erkek ve Aksesuar koleksiyonlarının tasarımcısı ve markanıın yeni kreatif direktörü olmasına karar verildi.


Balenciaga'nın son zamanlardaki ticarilikten koleksiyonlarının sonucu olarak bu kadar "satan" bir isime yönelmiş olacaklar ki Wang ile ortaya çıkacak Balenciaga koleksiyonları şimdiden, bu kadar merak konusu oldu. Herkes Christobal Balenciaga'nın eserinin 30 yaş altı, bu moda dahisinin ellerinde hem sağlam ve sağlıklı hem de bol paralı bir şekilde hayatına devam edeceği düşünülüyor. Bu arada Alexander Wang ve T by Alexander Wang markalarını da devam ettirecek olan tasarımcının üzerindeki baskı da artmış olacak.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Yeni Yetenek: Natalia Grzybowski

Mary Katrantzou’nun önlenemez yükselişi sonrasında mimari formlar ve sanat eserlerine benzeyen baskılar daha da göz ününde artık. Bu baskı ve formları en güzel şekilde kullanan yeni bir modacı keşfettim: Natalia Grzybowski.

Hybrid adlı koleksiyonuyla  2011-2012 Australians in New York Fondation stajyerlik bursu kazanan Natalia Grzybowski, 2012 Yeni Zellanda Dunedin Moda Haftası kapsamında yapılan I-D Emerging Designer yarışmasında ikincilik ödülünü almış.
Biraz fazla teatral gibi görünse de couture şıklığını yansıttığı koleksiyonun kumaşlarını alıp, çerçeveletip duvarınıza assanız kimse yadırgamaz. Hem doğadan hem de teknolojiden eşit derecede ilham alarak bu iki ögeyi çok estetik bir şekilde harmanlıyor.


Özellikle desensiz beyaz modellerinin de Hussein Chalayan’ı hatırlattığını düşünüyorum. Formları ise heykellere yakışır şekilde tasarlanmış. Modanın sanata en çok yaklaştığı noktalardan birinde duruyor Natalia Grzybowski. Umarım doğru kişilerle çalışır ve doğru bir tanıtım kampanyasıyla kendisine daha kolay ulaşmamıza ve daha başka işlerini de görmemize vesile olur.

13 Nisan 2012 Cuma

H&M Conscious Collection

Havalar ısınınca insanların aklına ilk gelen şey kilo vermek ikinci gelen de yaz boyunca durup dinlenmeden katılması gereken düğün, nişan, davetler geliyor. H&M de bunun farkında olacak ki 2012 Conscious koleksiyonundaki parçaların neredeyse tamamını parti ya da kırmızı hali looklarından hazırlamış.

Tek başına değerlendirdiğinizde güzel  ve kullanışlılar ama bu kadar ulaşılabilir göz önünde parçaları mezuniyet, düğün gibi eventlerde giymek her zaman tehlikelidir. Her an biriyle pişti olma tehlikesiyle karşı karşıyasınızdır. 
Bu yüzden dikkatli olmak gerekir. Ama uzun fıstık yeşili elbiseyi yine de çok beğendim ve çiçekli kısa elbisenin de renk ve desenlerinin bana Mary Katrantzou'yu hatırlattığını belirtmeden geçemeyeceğim.


Bu arada neden conscious, yani bilinçli koleksiyon? Çünkü materyalleri geri dönüştürülmüş polyester, organik kenevir, organik koton gibi çevreye zarar vermeyen kumaşlar. Bu arada koleksiyon 12 Nisan'da seçilmiş mağazalarda satışa sunuldu. Siz ne düşünüyorsunuz H&M'in bu bilinçli koleksiyonu hakkında?

5 Nisan 2012 Perşembe

Sang A Clutch


Arada sırada daha önce keşfetmediğim bazı markaların ürünlerini görüp dayanamıyor ve sizinle paylaşmak istiyorum. Sang A bu markalardan biri. Aslında çok küçük bir dokunuşla çok yaratıcı hale gelmiş olan bu çantaların olayı küçük  okları. Tamamen klasik olabilecekken bir anda yepyeni modern ve eğlenceli bir hava kazanmalarını sağlayan da bu küçük oklar. Bu yüzden hem bir davette en ağır elbiselerinizle, hem de casual bir akşam yemeğinde jean ve blazer'la kullanabilirsiniz bu clutchları. Renklerine ve katmanlarına da bayıldım.

5 Mart 2012 Pazartesi

Trend: Önü Kısa Arkası Uzun Etekler

Bu sezon hep kötü haber verecek değiliz. Ayak bileğinde biten etekler haberinden sonra tüm yurtta bir depresyon hakim oldu sanki. Bu kez daha kullanılabilir, daha sevimli ve o kadar korkunç olmayan başka bir trendden bahsediyoruz: Önü kısa, arkası uzun etekler…


Özellikle Fast Fashion markalar diyebileceğimiz Zara, Bershka, Mango, Topshop gibi markaların koleksiyonlarında hemen yer edinmiş olan bu eteklerden bu yaz kurtuluşunuz yok. O yüzden umarım simetri hastalığı olanlardan değilsinizdir.
Her rengini bulabileceğiniz bu eteklerin ortak özelliği, iki kat olup, üstlerindeki şifon katları sayesinde uçuşan bir görünüme sahip olmalari.


Altlarına düz, taşlı sandaletler giyerek havuz başı partilerine, espadrillerle günlük, üstlerine giyeceğiniz blazer’larla casual friday’lerde ofise kullanabilirsiniz. Yani hayal gücünüz kadar sınırsız bir kullanımı var bu parçaların. Size tek bir önerim olacak, o da bu eteklere fazla yatırım yapmamanız. Çok kısa bir süre sonra modası geçecek ve dolabınızın derinliklerine itilecek bu parçaları, nispeten ucuz markalardan ve en fazla 2 renk olarak edinmeniz yeterli olacaktır.

10 Aralık 2011 Cumartesi

Pre-Fall Koleksiyonlarından En Sevdiklerim

Biliyorsunuz bir yaz bir kış koleksiyonu gördüğümüz günler çok geride kaldı. Resort var Pre-Fall var. Tüketim çılgınlığımızla beraber, arz-talep doğrusuna göre moda evleri de senede koleksiyon sayısını dörde çıkarttılar.
2012 Pre-fall koleksiyonlarından en sevdiklerimi sizlerle paylaşmak istedim ben de.

Bazı markalar vardır hava sıcakken daha yakındırlar size, bazıları da kış gelince aklınıza düşmeye başlarlar. Benim için Burberry Sonbahar'ın gelmesi ile beraber daha da önem kazanır. Tabi ki bunda efsanevi Trenchcoat'larının payı çok büyük. Önümzdeki sezon Burberry'nin Chanel'in en sevdiği materyal olan Tüviti, kendi kesimleri ile bir araya getirmesinden mükemmel sonuçlar çıkmış Aksesuarlar çok renkli ve çanta boyutları yine devasa.


 Hazır Chanel demişken, krallara layık bir sofrada, mükemmel bir ambiyansta gerçekleşen Paris-Bombay şovunun ilk yarısını pek beğenmedim. Ama parçalar yüzünden değil. Bombay konseptine uydurmak için fazla çaba harcayıp, bildiğiniz Parisienne parçaların üzerine etnik aksesuarlar eklemesini sevmedim. O detaylar olmadan klasik Chanel şıklığındaki parçalar süperdi. Yukarıdaki mavi elnise davetlerin kraliçesi olacak diyorum. Boy serisinin yeni varyasyonlar kazanan çantaları ise yıkılıyor. Soldaki gri kaban da bence evladiyelik bir parça olabilir.

 Calvin Klein minimalin en güzel örneklerini vermiş yine. Gereksiz abartı ve süsten uzak, kesinlikle her yerde, her zaman ve defalarca kullanılabilir parçalar yapmak konusunda yine üstüne yok. Lady akımına göz kırpan füme ceketine hayran oldum. Çalışan kadınların hayatını kurtarabilir. Ortadaki elbise de basenli kadının dostu kesimiyle kalpleri fethedecek. Trenchcoat da tam bir yatırım parçası.

Micheal Kors son senelerde daha da çok dikkatimi çekiyor. Bu yaz bol bol göreceğimiz bol, önü kısa arkası uzun etek trendinin devam edeceğini düşünerek kesimleri mükemmel mini-maksiler yapmış. Ortadaki beyaz kaban da yine "şimdi al her zaman giy" dediklerinden.
Bilmem fark ettiniz mi ama bu yazıda en çok yatırım parçalarından bahsettim.  Pre-Fall ve Resort koleksiyonlarında daha çok rastlanabiliyor parçalara. Çok ara dönem olduğu için mevsimlik ve daha kullanılabilir parçaları görmek daha da mümkün.

3 Aralık 2011 Cumartesi

Renkli Jeanler ve Erkekler

Şu ana kadar genel olarak göze güzel görünen şeylerden bahsettik. Ama çok moda olmasına rağmen kimse de çıkıp "Kral Çıplak" demediği için görmek zorunda bırakıldığımız, bence korkunç bir görüntüden bahsetmek istiyorum: Renkli Jeanler ve Erkekler.




Renkli jeanler ince bacaklı kadınlara çok tarz ve şık bir görüntü verirken, bence erkeklerde iğrenç duruyor. Beni geri kafalı görebilirsiniz ama İzzet'e zorla denettiğim renkli jean'le kabinden çıktığında attığım kahkaha yüzünden mağazanın camları kırılıyordu.
Erkeklerin bir çoğu kendileri için yenilikçi ya da tarz denilebilecek hiç bir şey üretilmediğinden şikayetçi olacaktır ama üzgünüm beyler, o renkli jeanlerle de dünyanın en komik tipi oluyorsunuz. Benim görsellerimin hepsi lookbook.nu dan alındı bu arada. Yani bu çocukların hiç biri Türk değil tiplerinden de anlaşılacağı üzere. Bizim köfteyle, börekle, pastayla beslenmiş çok daha yapılı erkeklerimizde ise görüntünün nasıl iğrenç olacağını varın siz düşünün.




Bazı hipster erkekler tarzlarına yedirebiliyorlar bu görüntüyü ama yine de maskulenlikten çok uzak bir parça olduğunu düşünüyorum. Siz ne diyorsunuz?

26 Kasım 2011 Cumartesi

Bir Moda İkonu Olarak Miss Piggy


Küçük kızların kendileri ile ilgili görüntü sorunlarına sebep olduğu gerekçesiyle aileler tarafından pek de sevilmeyen Barbie, oyuncakların moda ikonudur. Christian Louboutin bile Barbie için bir seri yapmıştı. Ama hepimiz biliriz ki Barbie için en önemsiz aksesuarlardan birisidir. 

Diğer yandan bir Miss Piggy gerçeği var ki kimse yok sayamaz. Senelerdir hem sevimliliği hem şuh bakışlarıyla, mükemmel bir fiziği pazarlamaz ve her zaman modanın ilerisindedir. O.P.I onun için oje koleksiyonu yapıyor, Janet Jackson ve Justin Timberlake skandalından sonra aynı pozla aynı kıyafetle suratındaki aptal ifadeyle çıkması da çok güldürmüştür beni.


Instyle için yapılan inanılmaz eğlenceli çekimi görmeyeniniz kalmamıştır tabii ama ben düşündüğümde aklıma ilk gelen Miss Piggy’nin, moda endüstrisinin reddettiği görünümüne rağmen nasıl da kendisini kabullendirdiği. Her yerde onu görünce rahatsız da olmayıp onu olduğu gibi sevmemiz.


Verdiği pozlar tam bir moda çekimine uygun, gerçek bir moda ikonuna uygun, styling muhteşem ve Instyle bunun için tüm tebrikleri hak ediyor. Ben özellikle Jason Wu ve Marc Jacobs’lara bayıldım. Sizin en sevdikleriniz hangileri?


25 Kasım 2011 Cuma

Gamze Saraçoğlu - Purely

Dün Gamze Saraçoğlu'nun Purely koleksiyonunun lansman brunchındaydık. Galata'da yapılan brunch çok eğlenceli ve keyifli geçti. Koleksiyonun modelliğini Ece Doğulu yapıyordu ve çok da yakışmıştı her şey.

Parçalar normalde Gamze Saraçoğlu'nda gördüğümüz ipekliler, pastel renkler ve uçuşan kumaşlardan çok uzak ama bu kötü bir şey değil. Daha kullanılabilir, günlük kombinlere uyarlanabilir parçalar. 


Bu sene çok gündemde olan yaka detaylı düz elbiselerin de örneklerini görebiliyorsunuz. Ofiste de brunchta da  akşam yemeğinde de kullanabileceğiniz fonksiyonel parçalar var koleksiyonda.

En iddialı parçalardan olan bu pantolon benim favorilerimden. Stylingini de çok beğendim. Bordo renk ile çok uyumlu olmuş desenli pantolon. Ceketsiz de çok şık durabilir ayrıca uzun bacak boyuna sahip kadınlarda düz ayakkabıyla da çok tarz durabilir.


Koleksiyondaki aksesuarlara da bayıldım ve en sevdiğim de bu altın tokalı kemer. Çok sade ama dümdüz siyah elbiseye kattığı hareket inanılmaz. Ayrıca kürk yelek de çok şık ve hayat kurtarıcılar listenize girebilecek seviyede.
biraz renksiz gibi görünüyor aslında ama bir tasarımcıdan almak isteyeceğiniz, her kadının gardrobunda bulunması gereken temel parçaların güncelleşmiş hallerinden oluşan çok güzel bir koleksiyon olmuş diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz?



23 Kasım 2011 Çarşamba

Ajda Pekkan for Twist

Ajda Pekkan’a bayılırım. Müziğine, tarzına, enerjisine hayranım. Kendisini yeniden yaratmak konusunda üstüne yok bence. Kadının gücünü temsil eder benim gözümde. Bazen (hatta sıklıkla) yanlış moda tercihleri bile olsa, üstündekini en güzel şekilde taşımayı bilir.
Twist de biliyorsunuz İpekyol grubunun “GENÇ” line’ı. Ajda Pekkan ile ikinci sezonlarındalar şu anda ve birlikte kapsül koleksiyon hazırlıyorlar. Benim anlamadığım nokta şu: Neden Twist? Neden İpekyol ya da Machka değil de Twist? Twist daha düşük fiyatlı ve genç olan segment değil mi?
 Bir soru daha var tabi: Madem Twist o zaman neden Ajda? Ajda Pekkan her ne kadar ikon da olsa, çok fazla göz önünda olduğu için, genç neslin çok sevdiği nostaljiyi yaşatamaz. Yaşından dolayı da markanın hedef kitlesine istenilen mesajı veremeyebilir.
Koleksiyon gayet güzel, zaten hep güzel olmuştur İpekyol grubunun koleksiyonları. Tasarımsal olarak herhangi bir hazır giyim markasından beklenmeyecek kadar ileride olmayı başarıyorlar. Kumaş kalitesi de her zaman standart üzerinde.

Yine her zamanki gibi koleksiyon detayları ile farklılaşıyor. Sezon trendlerini yansıtıyor. Biraz rock chic, biraz ‘80’ler, biraz militer ama mutlaka o “fashionable with an edge” hissiyatını alıyorsunuz.
 Ama bu çekimi şimdi Ajda Pekkan değil de genç bir modelin, pop şarkıcısının ya da sosyetik bir güzelin üzerinde düşünün… Daha farklı bir anlam kazandı ve artık daha alınabilir görünüyor değil mi? Bu tarzı benimseyen kişilerin, hayran olma ve kendisini ilişkilendirme ihtimali daha yüksek birisiyle, bu koleksiyon daha da güzel iş yapardı diye düşünüyorum.



22 Kasım 2011 Salı

Babaanne Kazakları


 Eskiden yılbaşı zamanı en büyük korkumuz, aile büyüklerinden birinin kar desenli kazak hediye edip bizi iki arada bir derece bırakmasıydı. Onu giyip korkunç görünmek mi, yoksa giymeyip sevdiğiniz birini üzmek mi?



 Geçen sene D&G bizi bu dertten kurtardı sağolsun. Her yer kar deseni oldu. Bu sene de kalın, kocaman kazaklar var her yerde ve birçoğu kar desenli. Birçok modacı 2012 kış koleksiyonlarında bu trendi terk etmeyerek, geçmişe dönüş eğilimlerinin devam ettiğini gösterdi. Benim beğendiğim modeller genelde açık renkliler ama koyu renkliler arasından da çok güzelleri çıkıyor. Lacivert ve bordo tonlardakiler yüksek puan alanlar.

 Ben de kendime yaklaşan soğuk havalarda hem rahat hem de şık olabileceğim bir tane aldım. Zara’dan aldığım şu aşağıdaki kazak muhtemelen kışın casual üniformam olacak.

En güzeli de, artık bu chunky kazakları giyebilecek yeni yollar keşfederek, kendimizi bir 80’ler dizisinin yılbaşı özel bölümünden çıkmış gibi göstermemenin yollarını bulmuş olmamız. Ben size artık sokak modasının kutsal kitabı haline gelmiş lookbook.nu’dan birkaç örnekle yalnız bırakayım. Dünyanın her yerinde farklı tarzlara sahip gençlerin bu kazakları nasıl kullandıklarını göstereyim. 



Kat kat giyinmek için bu kocaman kazaklar çok uygun. Zaten en klasik yöntem de bunları üst üste giyindiğinizde kullanmanız. sıcak bir ortamda çıkartıp nefes almanız kolaylaşır hem :)



Çok cool'um derseniz, bir tayt ve botlarla da uzun olan versiyonları tamamlayabilirsiniz. En çabasız şekilde şık görünür kendinizi de yormamış olursunuz.

,
Ama her zaman için bu kalın kazakları incecik kumaşlarla birleştirmek en şık ve zarif etkiyi yaratıyor. Desenleri karıştırmaktan da korkmuyorsanız çok güzel sonuçlar alabilirsiniz. Ama yine de dikkatli olun da Frida Kahlo gibi görünmeyin sonunda. Bunun için de aksesuarı minimumda tutup, ayakkabı ve çantada çok minimal olmanızı ve üzerinizdeki tek bir desenli parçayla, büyük desenli kazağınızın desenini çarpıştırmanızı öneririm. Aksi halde sonuç kötü olabilir. 


21 Kasım 2011 Pazartesi

Gossip Girl 100. Bölüm Partisi - Blake Lively

Cipriani Wall Street, geçenlerde güzel bir event’e ev sahipliği yaptı. Artık konusundan sıkıldığımız, herkesin herksele sevgili olmasından dolayı bizim Kavak Yelleri’ne benzeyen Gossip Girl 100. Bölümünü kutladı. Biz de diziyi neden izliyorsak aynı sebeple fotoğraflara baktık: kıyafetler için.


Tam bir hayal kırıklığı yaşayan Blake Lively, Marchesa’nın 2012 Spring/Summer koleksiyonundan öyle bir elbise seçmiş ki 1920’leri geri getiren Boardwalk Empire’ın başrolünde oynasa yakışabilirdi. Ama ne yaşına ne çok güzel vücuduna, ne boyuna posuna yakıştıramadım. Ayrıca saçlarının rengi konusunda da acil eylem planı yapmalı artık, çünkü turuncu bir sarıya doğru gidiyor. 


Mesela ben olsam Blake Lively’nin yerinde, kendimi çirkin gösterebilecek bu kadar az şey varken gidip gidip onları seçmek yerine şu gördüğünüz mükemmel elbiseyle katılırdım davete. Kendi seçtiği çirkin ara boy yerine hiç değilse uzun ama göğüs dekolteli bir elbiseyle daha ağır görünürdü.





Aslında Marchesa konusunda her zaman başarılı olacağını da düşünmüş olabilir, hak veririm... Ben de 2010’da MET Costume Institute Gala’da böyle görünsem ben de her yere Marchesa giyerdim :) siz ne dersiniz, Blake’in bu halini beğendiniz mi?


11 Kasım 2011 Cuma

Senhoa


Senhoa markası yeni keşfim. Aslında çok geniş ve bilinen bir line’ı olmamasına rağmen kendilerini o kadar güzel konumlandırmışlar ki, muadillerine göre çok daha uygun fiyatlı olan tasarımları da son derece çekici bu markanın müdavimi olabilirsiniz. 

Markanın amacı, insan kaçakçılığına maruz kalmış, küçük yaşta seks kölesi olmuş, küçük yaşlarda evlendirilerek şiddet görmüş kadınların sığınma evleri ve terapilerden sonra iyileşince normal hayata adapte olabilmeleri için kendilerine bir gelir sağlamak.


Bu kadınların ilk aşamada bakım ve yardımı aldıkları organizasyonlardan ayrıldıklarında tekrar eski hayatlarına geri dönmemeleri için güvenli bir şekilde çalışabilmeleri amacıyla onlara sabit bir gelir sağlayan marka süper model Coco Rocha ile yaptığı iş birliği sonucunda da çok güzel bir koleksiyon çıkartmış.
Coco’nun da rock chic tarzını yansıtan parçalar zincir ve kristallerin birleşiminden bir Ice Queen oluşturuyor.