9 Şubat 2013 Cumartesi

Aklı İstanbul'da Bir Amerikalı: BCBG Max Azria



Bir moda evi düşünün ki adı uçuşan kumaşlar, pastel tonlar ve aklınıza gelebilecek diğer her türlü elementle birlikte anılsın. Genç kızlar mezuniyet elbiselerinin bu moda evinden olmasını hayal etsin... Sonra bir gün, 2012 Mayıs ayında, moda evinin yarısı anlamına gelen, moda evine isim veren tasarımcının eşi ve ortağı, yaptığı İstanbul ziyaretinden çok etkilenip kendi çektiği fotoğrafları tasarım ekibi ve grafitti sanatçısı Phil Frost ile paylaşıp, koleksiyonun gerçek dünyaya ve sokağa dönmesini sağlasın. İşte 2013 Sonbahar Kış defilesinde BCBG Max Azria koleksiyonuna olanlar tam olarak bu.


Genel olarak optimist ve feminen bir çizgisi olan moda evi, NYFW sırasında sunduğu defilesinde ayakları tam anlamıyla yere basan, realist ve bir o kadar da kullanılabilir bir koleksiyon sundu. İstanbul'dan çok etkilenen Lubov Azria, kendi çektiği fotoğraflar ve izlenimlerinden yola çıkarak, ekibi ile birlikte bize yakın gelecek kadar tanıdık ama oryantal olmayacak kadar modern bir koleksiyon ortaya çıkardılar.


Sokak modasından da ilham alan koleksiyondaki bereler ve kat kat giydirilmiş desenli parçalar çingene kültürüne de hafiften göz kırparken, her bir parçanın sayısız olasılığa gebe olduğu bir line ortaya çıkmış. Her bir parçayı kendi gardırobunuzda yepyeni bir ruha büründürebilirsiniz. Yani defile sadece bir fikir verirken, parçalar sizin yorumunuza da sonuna kadar açık. Mesela, sağdaki montu, denim pantolonla kombinlediğinizde havası tamamen değişecektir.


Büyük kürklerin ve desenli beyazların da dikkat çektiği defilenin en çık detaylarından biri de sivri burunlu ayakkabıların üzerindeki deri tozluklar oldu. Farklı kalınlıktaki katmanların arasında yumuşak deriden bu tozluklar genel görünümü modernleştiren en şık ayrıntılar olmuş bence. Siz ne dersiniz?

8 Şubat 2013 Cuma

Lindsay Lohan AmfAR Gala'da

Başlıktan sonra cümleme devam edecek olsam "keşke olmasaymış" derdim. Zaten kendisi için en çok kullanılan sıfat "tren enkazı" iken, içinizde acıma ya da sempatiye benzeyen herhangi bir şeyin barınmasına izin vermemek için elinden geleni yapıyor Lindsay Lohan.


Vintage bir Roberto Cavalli ile katıldığı, New York Fashion Week'in başlangıcı anlamına gelen AmfAR Fashion Against AIDS Gala'sında keşke olmasaymış Lindsay. Ayağındaki korkunç striptizci ayakkabılarını bir yana bırakırsak bu kızın yüzüne bir haller mi olmuş acaba?


Yanaklarındaki abartılı dolgu, dudaklarındaki berbat görüntü, gözlerindeki donmuş bakış ve yolunmuş saçları ile her geçen gün daha da kötüye gidiyor Lindsay. Uyuşturucu sorunlarından da bir türlü kendisini tam olarak kurtaramayan Lindsay Lohan, her insan içine çıktığında rehabilitasyonun ona işlemediğinin göstergesi bir fotoğraf veriyor. Umarım iyi bir stilistle çalıştığı ve sağlıklı göründüğü günleri de görürüz:.

7 Şubat 2013 Perşembe

0 Kalori Marc Jacobs

Marc Jacobs Diet Coke'un yeni kreatif direktörü olarak herkesi heyecana boğru. Daha öçnce Karl Lagerfeld ve Jean Paul Gaultier gibi efsane isimlerle çalışan Diet Coke, 30. yılı şerefine bu kez de Marc Jacobs ile beraber olacak.



50 yaşına merdiven dayayıp da 40 yaşında bile göstermeyen Marc Jacobs, her zaman olduğu gibi kaslarını, döbmelerini ve sevimliliğini gözler önüne sermekten çekinmemiş ve çopk şeker bir videoya da imza atmış. Önümüzdeki günlerde şişeleri de bu şişeler için yapılan asıl videoları da görebilecekmişiz ama siz şimdilik salaklık derecesinde eğlenceli ve komik ilk videoya bir göz atabilirsiniz.


6 Şubat 2013 Çarşamba

Oscar Nominations Luncheon

24 Şubat 2013'te gerçekleşecek olan Oscar törenleri için gün sayarken, geleneksel Oscar Nominations Luncheon adayların katılımıyla gerçekleşti. Kim ne giymiş diye incelemek de bize kaldı.



Bir öğlen yemeği daveti olduğu için çılgınca gösteriş beklemek yanlış olur, bu yüzden de hem duruma en uygun Valentino 2013 Resort elbisesinin şıklığı hem de saç ve makyajının sadeliği için günün en çıkı Naomi Watts oldu. 


Les Miserables ile Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar adayı olan Anne Hathaway T Row elbisesi içinde çok şıktı. Açıkçası son zamanlarda yaptığı tercihleri pek beğenmediğim Hathaway'i böyle güzel görünce sevindim. Dümdüz elbisesinin belindeki fiyonk ve ayakkabıların zerafeti, tam Anne Hathaway'in çizdiği hanımefendi imaja uymuş.


Helen Hunt, Jennifer Lawrence ve Sally Field açık renk tercih edenler. Helen Hunt yaşına rağmen o jarse elbiseyi nasıl bu kadar güzel taşımış aklım almıyor. Dolce & Gabbana elbisenin kendisini yalnız başına değerlendirirseniz çok sıkıcı ve tekdüze ama yine de Hunt çok güzel taşımış.
Jennifer Lawrence ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtladı ama malesef çok zevksiz giyiniyor. Üzerindeki beyaz Chloe elbise ve 90'lardan kalma gibi görünen siyah ayakkabıları ile birazcık abajura benzemiş.
Sally Field, Alberta Ferretti marka elbisesinin içinde çok zarif görünüyor fakat içindeki beyaz kat iç çamaşırı mı yoksa elbisenin bir ayrıntısı mı çözemedim. Eğer iç çamaşırıysa bayağı bir sorun var demektir, ama seçiminin yaşına, vücuduna ve ten ve saç rengine uyumu çok hoş.


Haute Couture haftasında iyice dikkat çeken çiçek baskıları ise Amy Adams ve Jessica Chastain tarafından benimsenmiş görünüyor. Amy Adams'ın, J. Mendel elbisesini beğenmedim, birazcık babaanne gibi olmuş. Jessica Chastain'in Erdem markalı elbisesi ise kollarındaki danteller olmadan çöok daha şık olabilirmiş gibi geliyor bana. Çiçek desenlerinin dağılımı ve renklerin uyumu çok güzel ama o kollar işi biraz bozmuş.
Siz en çok kimi beğendiniz?

David Beckham for H&M

Biliyorsunuz David Beckham H&M erkek iç çamaşırı koleksiyonlarının içinde bir kapsül koleksiyonla ismini kullandırtıyor (Şu anda kendisi hazırlamıyor demenin başka bir yolunu buldum). Guy Richie tarafından yönetilen bir kısa filmle yeni sezon tanıtımı yapılan bu iç çamaşırı line'ı sanırım erkeklerden çok kadınların ilgisini çekecek :)


5 Şubat 2013 Salı

New York Evinizde

3 gün sonra başlayacak olan Mercedes Benz Fashion Week güzel haberleri ile geldi. Burada İstanbul Moda Haftası sırasında bile aşırı kalabalıklaşan şovlar yüzünden çıkan organizasyonel sıkıntılardan canımız yanıyorken, günde 10-15 defilenin yer aldığı New York Moda Haftası hem satın almacılar, hem moda editörleri hem de moda severler için takip edilmesi imkansız hale geliyor.



Bu sebeple Lincoln Center'da gerçekleşen her defileyi canlı olarak internet üzerinden sunmak için IMG kolları sıvamış ve newyork.mbfashionweek.com ve facebook.com/MBFashionWeek adreslerini New York Moda Haftasına alternatif olarak tüm dünyadaki moda severlere sunmuş. Evinizin rahatlığında her bir şovu izleyebileceğiniz bu sene için defile takvimini  şimdiden çalışmaya başlayın derim.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Halekulani Hotel Vera Wang Suite




 Gelinliğiniz Vera Wang olsa da olmasa da balayınız gelinin ve gelinliğin dostu Vera Wang dokunuşlu olabilir.


Miami Honolulu'da Halekulani Otel içindeki Vera Wang Suite hayallerinizin ötesinde bir balayı sunuyor. Pastel tonlar, açı renkler, gereksiz süsleme olmadan sade ama lüks bir dekorasyonla birleşiyor.


Müthiş bir deniz manzarasına bakan küveti ve balkonu ise size hem sakin hem de romantik bir tatil yaşatacak. Suite'in ismi Vera Wang Suite olduğu için balayı değilse gidemezsiniz gibi bir izlenim uyandırıyor ama herhangi bir yaz tatilini ikinci balayına çevirebilirsiniz.


1 Şubat 2013 Cuma

90'lar Geri Geliyor

İyi haber mi yoksa kötü mü tam olarak emin değilim ama bir şekilde 90'lar geri geliyor. Zaten göbek kısmı açık t-shirtleri gördükçe 90'ların tam anlamıyla ne zaman yeniden gardırobumuzun kapısına dayanacağını merak ediyordum.



Bugün online olarak da satışa sunduğu 90'ların ikonik parçalarını barındıran, DKNY iş birliği koleksiyonu ile Opening Ceremony de bu 90'lar furyasına katılmış oldu. Daha önce ne kadar beğendiğimi söylediğim Cara Delevingne'in de yer aldığı fotoğraflara bakınca DKNY'ın 90'larda meşhur olan kocaman logo baskıları, NY silüeti baskılarını ve geniş kesimlerini görmek mümkün.



Bodyler, uzun etekler, neon renkler ve bol bol yazı içeren parçaları görünce 90'lara geri dönmek istediğimize pek emin olamadım. Ama yeni olmasına rağmen vintage gibi duracaklarına emin olabilirsiniz.

31 Ocak 2013 Perşembe

Oltaya Louboutin Takılırsa


Ayakkabı denilince akla ilk gelen markalardan birisi olan, kırmızı tabanları tüm dünyada tanınan Christian Louboutin, 2013 İlkbahar-Yaz koleksiyonunun fotoğraf çekimlerini Peter Lippmann'a emanet etmiş.



Arka plandaki eki ve terk edilmiş doğal görüntünün üzerinde parıl parıl parlayan ayakkabıların her biri bir oltada sallanıyor. Balık tutarken oltaya ayakkabı takılması şanssızlığının bir parodisi gibi görünen çekimde kullanılan ayakkabılar ise tek kelimeyle göz alıcı.

30 Ocak 2013 Çarşamba

Ayakkabıya Farklı Bakış: Kobi Levi



Ayakkabı tasarımına tamamen yepyeni bir boyut getirmek artık gerçekten çok zor. Charlotte Olympia koleksiyonlaı, Nicholas Kirkwood topukları, Balenciaga legoları, McQueen Armadillo'ları derken ayakkabı dünyası sadece fonksiyonelliği ön planda tutmak, en kibar tabirle demode oldu. 



Israil, Tel Aviv'de hayatına devam eden tasarımcı Kobi Levi, ayakkabıya tamamen farklı bir bakış açısı getiriyor. Çoğunlukla bir hayvandan ya da teknolojiden ilham alan Levi'nin ayakkabılarına ilk baktığınızda onların ayakkabı olduğunu söylemek zor. Hele de kullanılabilir ayakkabılar olduğunu söylemek imkansız.



Tasarımlarını sadece fotoğraflamak için değil, ayakkabı olarak da giyilebilecek şekilde teknik detaylarıyla beraber düşünen ve hayata geçiren Kobi Levi koleksiyonluk ayakkabılar yapmaya devam   etmeyi hedefliyormuş.



29 Ocak 2013 Salı

SAG Awards 2013 Şıkları

Ödül törenleri artık ödülleri alanlardan çok kırmızı halı törenlerini konuştuğumuz bir hal aldı ama moda severler olarak çok da şikayetçi değiliz. Hatta keşke ülkemizde de Kral TV Ödül törenlerinden ileri giden organizasyonlar ve kırmızı halı törenleri görsek.


Bu hafta sonu gerçekleşen SAG Awards'ta çok da unutulmaz bir look göremedim ama yine de çok şık 3 kadın vardı. Bunlardan ilki Claire Danes. Aslında çok sade bir kıyafet seçmiş olmasına rağmen, 2 ay önce doğum yapmış bir kadın için oldukça fit görünüyor. Givenchy tuvaletinin kesimi ve yırtmacına hareket katan geometrik desenleri çok şık. Beyaz teni ve sarı saçlarına uyumlu bordo rujuna da bayıldım. 


Gecenin ikinci şıkı, Rodarte'yi tercih eden Kerry Washington. Aslında kırmızı halı törenlerinde beyaz giyince çok gelin gibi olma ihtimali ortaya çıkıyor ama Kerry Washington sade aksesuarları, saçı ve makyajıyla kıyafeti çok güzel taşımış. Bu arada elbisenin üst kısmının kalıbı da Kerry'nin narin fiziğine çok yakışmış.



Gecenin üçüncü şıkı ise renk kullanmaktan korkmayan, yaşına uygun bir Elie Saab seçen Nina Dobrev'di bence. Öncelikle Elie Saab gibi bir tasarımcıdan bu kadar sade bir elbise bulabildiği için kedisini tebrik ederim. Sonra da incecik kumaşı ve parlak pembesi ile hem çok abartısız, ama dantel panelleri ile hareketlenen bu sade elbiseyi tamamladığı parıltılı aksesuarları ve kutu clutcha dikkatinizi çekerim. Bence takip edilmesi gereken stiller arasına yavaş yavaş giriyor Nina Dobrev de.

Oscar törenlerine kadar devam edecek kırmızı halı törenleri sayesinde gelecek senenin renk ve trendlerine de göz ucuyla bakmış oluyoruz ama hala bir Diane Kruger heyecanı yaşatan çıkmaması da üzücü oluyor tabii.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Tcherassi Hotel & SPA by Sylvia Tcherasi



Bu pazartesi herkes gibi olmayanlar için çok niş bir otel tanıyoruz. Yurtdışı tatillerinin aslında sadece Avrupa ve Amerika'dan oluşmadığını çok daha egzotik yerlerde de son derece şık ve rahat tatiller geçirebileceğinizi biliyorsanız Kolombiya, Kartaca'daki Tcherassi Hotel & SPA tam size göre.


Kolombiya'nın en tanınmış ve ünü yurtdışına da çıkmış eklektik tasarımcısı Sylvia Tcherasse tarafından kurulan otel 7 oda ve bir SPA merkezinden oluşuyor. SPA tatillerinin kocaman kalabalık resortlarda geçirilmesinin,beklenenn dinlendirici etkiyi yaratmaktan uzak olduğunu düşünenler için bir vaha niteliğindeki otelde en çok seveceğiniz şey, masajınızdan sonra odanıza ulaşmak için kilometrelerce yürümek zorunda kalmayacak olmanız.


18. y.'dan kalma bir yapının restorasyonu sonucu ortaya çıkan otelin odaları ve banyoları ise görülmeye değer. Yüksek tavanlar, orijinal taş duvarları ile geçmişinden kopmadan son teknoloji ile fonksiyonel hale getirilmiş odaları aradığınız iç huzuru bulmanıza yardımcı olacak şekilde tasarlanmış.


Ayrıca kendisine ait bir terası ve havuzu olan tripleks suite ile romantik bir tatil yapmak isteyen çiftler de düşünülmüş. Kişi başı 240 Euro'dan başlayan fiyatlarıyla, egzotik bir Kolombiya tatili geçirmeyi bekleyenler için Tcherasse Hotel & SPA'yı radarınızda tutun.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Haute Couture Hayal Kırıklığı

Son 1 ay bizim için çok hareketli geçti. Pitti, Who's Next, Men's Fashion Month, Pre Fall Koleksiyon tanıtımları derken kendimizi Paris Haute Couture haftasında bulduk. Heyecanla beklediğimiz defilelerin en önemlileri beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası.



Chanel, Pre-Fall koleksiyonunu Mary Stuart'ın İskoçya'daki evinde yapınca, Edinburgh koleksiyonu bir ara sezon koleksiyonuna göre çok daha fazla ses getirdi. Oysa bu hafta gördüğümüz Haute Couture koleksiyonundan aynı zevki alamadım. Biraz özensiz, biraz baştan savma gibi görünüyor. Bunu Chanel için söylemek tabi ki doğru değil ama, beklentilerimizi bu kadar yukarı taşıyan, çıtayı en yükseğe çıkaran Chanel'den her zaman kusursuz olmasını istiyoruz sanırım. Ama koleksiyonun geneline baktığınızda, yukarıda ortadaki resimde gördüğünüz gibi bir zenginlikle karşılaşmıyorsunuz ve Haute Couture her zaman zenginlik, detaylar ve benzersizlikle ilgilidir.


Zenginlik demişken, aynı konu Raf Simons'ın Dicouture parçaların Haute Couture koleksiyonunda da ortaya çıktı. Tamamen benzersiz olmasını beklediğiniz Haute Couture parçaların hem Pre-Fall hem de RTW koleksiyonlarında neredeyse muadil olacak kadar benzerlerinin bulunması beni biraz rahatsız etti sanırım.

Simons'ın Couture'ü günlük hayata döndürme misyonuna sonuna kadar saygı duymakla beraber, 2013 İlkbahar RTW koleksiyonunda neredeyse aynı elbiseyi yapıp sonra artan kumaşlardan bir de Couture parça çıkartmış gibi sunmasından hoşlanmadım açıkçası.
Bu durum aslında yazını en başında bahsettiğim kalabalık progranlar ve hiç bitmeyen yaratım sürecinin de bir sonucu olabilir. Ama ne olursa olsun Chanel ya da Dior gibi moda evlerinden mükemmelden bir tık daha azını bekleyemiyoruz.

22 Ocak 2013 Salı

John Galliano Geri Döndü


Yakın bir zamanda anti-semitik söylemleri yüzünden Dior'dan kapı dışarı edilen John Galliano küllerinden doğuyor. WWD'nin haberine göre 3 haftayı Oscar de la Renta atölyesinde geçirecek olan Galliano'nun Oscar ile tam olarak ne yapacağı tam olarak anlaşılmamış olsa da, 80 yaşındaki Oscar de la Renta'nın koltuğunu Galliano'ya bırakarak emekli olacağı dedikodularını çok ateşli bir şekilde yalanladığını söyleyebiliriz. Bu arada John Galliano da çok abartılı sözlerle sürekli olarak özür diliyor. Son 2 senedir canı çok sıkılmış olacak ki, moda dünyasına geri dönebilmek için elinden geleni yaptığı ve alkol problemini de tamamıyla çözdüğü konuşulanlar arasında...

21 Ocak 2013 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Continentale Florence by Salvatore Ferragamo

Daha önce 3 farklı otelini daha incelediğimiz Salvatore Ferragamo bu kez de Floransa'daki Continentale otel ile pazartesi sendromumuzu gideriyor.


Uçsuz bucaksız bir resort olmadığı ve şehrin tam kalbinde olduğu için, Continentale Floransa küçük alanından yararlanarak çok sıcak bir ortam yaratmayı başarmış. Beyaz rengin hakimiyeti ve ahşap detaylar, otele sıcak ama yazlık bir hava veriyor.


Oda ve suitlerde yaratılan sıcak hava, ailecek gidilen yazlık evleri hatırlatıyor. Sizi bir otelden çok, evinizdeymiş gibi hissettiren aynı zamanda muhteşem tarihi Floransa manzarasına sahip odaları sayesinde yabancılık çekmeden kendinizi oranın yerlisi gibi hissedebilirsiniz.


Ayrıca duvarlarındaki Marilyn Monroe, Audrey Hepburn gibi ikonların fotoğraflarının bulunduğu otel, desensiz ve bembeyaz fonuna modern bir dokunuş da getirerek tekdüzelikten kurtuluyor. Hem kafanızı dinlemek hem de çok romantik ve rahat bir Floransa tatili geçirmek için 155 Euro'dan başlayan fiyatlarıyla da çok makul.