tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2013 Cuma

MONIES Şimdi Bebek'te



Son zamanlarda minimalizmin tamamen unutulduğu alanlardan biri olan takı alanında, kıyafetlerimizden de önemli bir hale gelen ve bir çok kombinin yıldızı olan parçalar koleksiyonlarımıza ekleniyor. Sade kıyafetlerimiz kocaman takılarla bir araya gelerek yepyeni bir tarz kazanıyor.



Danimarkalı tasarım ikilisi, Gerda ve Nikolai Monies, Donna Karan, Chanel, Christian Lactoix gibi moda velerine hazırladıkları aksesuar koleksiyonlarından sonra kendi markalarını kurarak, takı alanına yepyeni bir soluk getirdiler. Alışık olduğumuz materyallerin dışında, dev inciler, tarih öncesi materyaller, fosiller, abanoz gibi materyaller kullanarak 200'er parçadan oluşan tamamı el yapımı 2 koleksiyon hazırlayarak her sene takı dünyasını sanat eseri niteliğinde parçalarla hareketlendiriyorlar.



Daha önce Akaretlerde açtıkları mağazalarına bir yenisini de Bebek'te ekleyen Monies tasarımlarının UNIQUE adlı serisi 1 adet üretiliyor ve Haute Couture takı alanına da girmiş oluyor. Kişiselliğin her şey olduğu moda dünyasında, stilinize unutulmaz son dokunuşu yapacak bu parçaları canlı olarak da mutlaka görün derim.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Coco Chanel Suite in Ritz Paris



Şimdi hayal kuruyoruz: Paris Haute Couture moda haftasında arka arkaya bir sürü defileye gideceğiniz bir tatil sizi bekliyor. Tasarımcıların son koleksiyonlarından parçalarla dolu monogram bavullarınız hazır. Paris'te after partylerden de boş zamanınız kalamayacağı ve ciddi ciddi yorucu bir hafta geçireceğiniz için de size kendinizi gerçek bir moda kraliçesi gibi hissettirecek bir yere ihtiyacınız var. Bir de ufak not: Günlük 4300 Euro gibi astronomik bir rakamı da vermeye hazırsınız...



Bu durumda sizi Matmazel Coco Gabriel Chanel'in 37 yılını geçirdiği, kendi zevkine göre döşediği, antikalarla doldurduğu muhteşem suitinde Place Vendome manzarası ile baş başa bırakabilirim. Coco'nun kullandığı zamandan bu yana muhafaza edilen odaya Matmazel'in fotoğrafları da duvarları süslüyor. Özellikle meşhur şöminesi görülmeye değer.



Daha önce Kate Moss'un, Vogue ile yaptığı Haute Couture çekimlerinden birinde detaylıca gördüğümüz suit, aslında lüksün tanımı gibi. Özellikle banyosundaki pembemsi mermerler ve sonsuzluk hissi veren aynalarla tüm planlarınızı unutup sadece kendinizi şımartmak isteyebilirsiniz. Girişindeki Chanel arması ise beyaz mermerlerle bir araya gelince müthiş görünüyor.


Söylediğim gibi Matmazel Chanel'in yatağında yatmanın bedeli 4300 Euro. Yaşayacaklarınız ise paha biçilmez olabilir.



3 Temmuz 2012 Salı

Çimende Yürüyün! Elektriğinizi Alır...

Büyüklerimizn her zaman söylediği ayağını toprağa basmak, çimenlerde yürümek elektriğinizi alır. Kusa da bunu duymuş olacak ki ayakkabınızı çıkartmadan da aynı hissi yaşamanız için çok şeker bir tasarıma imza atmış. Şuradan satın alabileceğiniz bu terlikler $49 fiyatıyla da son derece uygun. Giymek ister misiniz
bilemiyorum ama fikrin çok şeker olduğunu kimse inkar edemez.


2 Mayıs 2012 Çarşamba

Frank O. Gehry for Tiffany's

Sanatın birçok dalına el atan sanatçıların işleri her zaman ilgimi çekiyor. Özellikle de bir alanda isim yapmış birinin, farklı bir disiplinde işler vermesi, onu tanıdığımız sanat dalına yaptığı referansları kovalarken bilmece çözüyormuş gibi hissettiriyor.


Frank O. Gehry binalarıyla ortak bilinçaltımızda yer etmiş ve yüzyılın en önemli mimarlarından biri olarak isminden söz ettirmeyi başarmış bir sanatçı. Tiffany's ise 1980’den beri herhangi bir sanatçı ya da tasarımcı ile kapsül koleksiyon hazırlamazken Gehry için bir istisna yapıyor 2006'da.


Gehry’nin mücevher tasarımları sadece mimari formlarına değil aynı zamanda kullandığı materyallere de gönderme yapıyor. Akışkan formları sayesinde ilk bakışta tam olarak ne olduğunu anlamadığınız bu parçalar birer heykelden farksızlar.

Mücevherin sadece üzerindeki taşın değeri ile ölçülebilir bir değer olmadığını, aslında bir sanat eseri olarak tasarımının da kolayca taklit edilemez bir kıymeti olduğunu bilenler için bulunmaz bir fırsat olan koleksiyonun parçaları mücevher meraklıları kadar modern sanat koleksiyonerlerinin de ilgisini çekiyor. 6 sene önceki bu koleksiyonun parçalarının şu anda el değiştirirken, eskisinden çok daha yüksek fiyatlar telaffuz ediliyor. 

15 Kasım 2011 Salı

Mawi

Daha önce kolyeler ile ilgili şu yazımı yazmıştım ve “statement jewellery” hakkında ne düşündüğümü de biliyorsunuz zaten. Dünyanın en kolay tarz sahibi görünme yolu, kendini gösteren bir aksesuarla birleşen sade bir kıyafet, sizi bir anda sıkıcı seviyede minimal’den, çabalamadan şık’a dönüştürebilir. 

Londra kökenli tasarımcı Mawi Keivom’un 2003 Londra Moda Haftası’nda tüm dikkatleri üzerine toplayan markası Mawi ise ihtiyacınız olan bu parçaları bulmanız için bir doğal kaynak adeta. Bir şeyleri kişiselleştirmek ve vintage’dan etkilenen tasarımcı etnik sayılamayacak kadar modern, futuristik sayılamayacak kadar köklerine bağlı tasarımları ile tam anlamıyla yatırım parçası sayılabilecek takılar tasarlıyor.


Metal işçiliğinin yanı sıra yarı değerli taşlarla yaptığı tasarımlar özellikle Dior’da görmeye alışkın olduğumuz cesur parçalar ortaya koyuyor. Siyah renge en çok yakıştırdığım Mawi tasarımları en sade görünümü bile, tek aksesuarla lüksle buluşturmayı başarıyor.


2 Kasım 2011 Çarşamba

Luxy Helmet




Saçı motosiklet kaskına benzeyen insanlarla dalga geçtiğimiz dönemlere tokat niteliğinde gelen cevap tasarımcı Daniel Don Chang’den geliyor. Luxy Vespa Kask’ı ya modelin yüzünün Twiggy’e olan benzerliğinden ya da kırmızı renginin tonundaki o retro hava yüzünden bizi geçmişe götürüyor. Bu kadar retro tavrın aslında bir noktadan sonra dalga geçme ile saygı duyma arasında tam olarak kendini nerede konumlandırdığını anlayamadığımız bir dünyada Luxy Helmet, Vespa’nın da ruhuna uygun olarak “geçmişe saygu duruşunda bulunurken geleceği düşünenler” kategorisine giriyor. Bu yüzden de International Design Excellence Award gibi çok iddialı bir ödülü altında ezilmeden taşımayı başarıyor.  


14 Ekim 2011 Cuma

Şişe Deyip Geçmeyin

Bir yandan sağlıkla ilgili soru işaretleri bir yandan da gelecekte dünyamızın post-apokaliptik filmleri aratmayacak bir duruma geleceğine dair korkularımız bizi sıkıştırırken, sportmence yarışmak isteyenlerin imdadına bu doğa dostu su şişeleri yetişiyor.


Ben de spor yapan bir insan olarak plastik şişeler kullanmaktan hoşlanmadığım gibi, sahiplenmediğim şişeleri sürekli bir yerlerde unutarak susuz kalma sorunu çekiyorum. Hem tarzınızı yansıtacak hem de plastik şişe kullanımını azaltarak hem sizi hem de doğayı seven bu şişelerin en ünlüleri SIGG. Tüm dünyada “celebrity SIGG” olarak yer eden bu şişeler bebeğiniz için bile bulabileceğiniz envai çeşidiyle seçme işlemini çok zor hale getiriyor.


Şimdi yeni bir tane daha öğrendim o da Miir. Süper bir sitesi var ve çok sportmen duran bu şişeleri kendiniz tasarlayabiliyorsunuz. Dünyanın her yerine gönderdikleri bu şişelerin satışından – karmaşık sayılabilecek bir dizi aşamadan sonra – temiz su projelerine bağışlanıyor. Dünyanın her yerine gönderimleri var ve inanılmaz cool duruşlarıyla spor salonunuzun gözdesi olmanız için yeterli.