Kış artık hepimizi ele geçirdiğine göre tatil hayalleri kurmak daha da tatlı geliyor. Bu hafta Paris'teyiz. Hem de en güzel yerinde, Notre Dame Katedralinin hemen yakınında, Le Notre Dame'dayız. daha önce bu köşede incelediğimiz Hotel Bellechasse ve Hotel du Petit Moulin'ı elden geçirmiş olan Christian Lacroix ise bu şaheserin yaratıcısı.
Notre Dame manzarası, Lacroix'nın "more is more" anlayışı, Paris ve orta çağ kökleri bir araya gelince son derece renkli ve modern ve tarihinin bir araya geldiği tam anlamıyla eklektik bir otel ortaya çıkmış. Lacroix'nın bu otel işindeki başarının moda işindekinden çok daha müthiş olduğunu düşünüyorum.
Her biri birbirinden farklı 26 odadan oluşan otelde odalardan mobilyaların tamamını da çıkarsanız sadece duvarlarda kaneviçe işi gibi duran kağıtları ve yerlerdeki orta çağ malikanelerindeki taşlara benzeyen halılarıyla sizi yine de büyüler.
Otele alçak tavanlar ve çatı pencereleri de inanılmaz sıcak bir hava veriyor. Bunun dışında çok kocaman suitelerde kalmayı seviyorsanız Le Notre Dame size göre değil. Ama eğer Paris'te tarihi ve aynı zamanda da lüks bir yerda kalmak isterseniz burası biçilmiş kaftan. Ayrıca yine Ritz Paris'te Coco Chanel Suite'te kalarak vereceğiniz 4500 Euro ile karşılaştırdığınızda Le Notre Dame'ın 200 Euro'luk fiyatı çok daha makul gelecektir.
Christian Lacroix etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Christian Lacroix etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Aralık 2012 Pazartesi
17 Eylül 2012 Pazartesi
Pazartesi Sendromuna Tatil: Hotel Bellechasse by Christian Lacroix
Moda evinin neden battığını artık daha iyi anladığım Christian Lacroix, ikinci kez Pazartesi Sendromuna Tatil köşemize konuk oluyor. Daha önce, yine Paris'te bulunan Hotel du Petit Moulin gözüme takılmıştı. Şimdi de yine çok şirin bir otel olan Hotel Bellechasse'i inceleyeceğiz.
Öncelikle Lacroix gibi bir couture, işleme ve desen ustasından minimal bir alan tasarlamasını beklemek en kibar tabirle saflık olur. Bu yüzden Paris'in St Germain bölgesindeki bu küçük otele de girer girmez, kadifeler, brokarlar ve mücevher tonlarıyla küçük çaplı bir zaman yolculuğu yapacaksınız.
37 odalı bu bu otelde de her oda birbirinden farklı olarak tasarlanmış. Ama otelin geneline ters hiç bir oda yok. En desensizi bile bayrak kırmızısı rengine boyanarak şov yapmış denilebilir.
Tipik bir Paris dairesi gibi küçük odalardan oluşan bu otelde duvar süslemeleri çok büyük önem kazanıyor. Bazıları sizi kelebeklerin arasına götürürken diğerleri antik şehirlere yolculuk yapmanıza sebep olabilir. Her gittiğinizde farklı odalarında kalarak her seferinde farklı deneyimler yaşayabilirsiniz.
Öncelikle Lacroix gibi bir couture, işleme ve desen ustasından minimal bir alan tasarlamasını beklemek en kibar tabirle saflık olur. Bu yüzden Paris'in St Germain bölgesindeki bu küçük otele de girer girmez, kadifeler, brokarlar ve mücevher tonlarıyla küçük çaplı bir zaman yolculuğu yapacaksınız.
37 odalı bu bu otelde de her oda birbirinden farklı olarak tasarlanmış. Ama otelin geneline ters hiç bir oda yok. En desensizi bile bayrak kırmızısı rengine boyanarak şov yapmış denilebilir.
Tipik bir Paris dairesi gibi küçük odalardan oluşan bu otelde duvar süslemeleri çok büyük önem kazanıyor. Bazıları sizi kelebeklerin arasına götürürken diğerleri antik şehirlere yolculuk yapmanıza sebep olabilir. Her gittiğinizde farklı odalarında kalarak her seferinde farklı deneyimler yaşayabilirsiniz.
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Pazartesi Sendromuna Tatil: Hotel du Petit Moulin by Christian Lacroix
Gelmek bilmeyen yaza inat Pazartesi Sendromu'na Tatil serimiz son hız devam ediyor. Bu hafta daha öncekilerden farklı biraz daha küçük ve butik bir oteli inceliyoruz. Christian Lacroix tarafından dizayn edilmiş, Paris'teki Hotel Du Petit Moulin.
Lacroix'nın artık kendi markası ile tasarım yapamayacağını öğrendiğinde onun desenlerini özleyeceğini düşünenler için bir rahatlama mekanı olan 17 odalık bu küçük ama en küçük ayrıntısına kadar tasarımı düşünülmüş otel hem şirin hem de konforlu.
Daha önce gördüğümüz Maison Moschino Milan gibi bu otelde de her oda farklı bir konseptte dekore edilmiş. Her biri minik ama Parisienne ruhu yaşamak isteyenler için odalardan oluşan otel tarihi eser gibi. Daha önce incelediğimiz Palazzo Versace, Gold Coast ve Armani Hotel, Dubai gibi her odası aynı olmasındansa tasarımcısından, olabildiğince çok dokunuş taşıyan bu tarz yerleri daha çok seviyorum ben açıkçası.
Her odada özellikle duvar kağıtları Lacroix'nın o çok renkli, bol katmanlı, desen üstüne desenlerinin duvarlarda hayat bulduğuna şahit olacağınız otel tam fotoğraflık. Sadece gece uyumak için gitmeyeceğiniz, gittiğinizde gözünüz gönlünüz açılsın istediğiniz bir tatil planlıyorsanız tam size göre.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








