20 Kasım 2012 Salı

American Music Awards 2012

Ödül töreni sezonu açıldığına göre artık kıyafet dedikodusu yapmaya bol bol zaman bulacağız demektir demiştim daha önceden. Sıcak evinde oturup dünya çapında ün kazanmış insanların, binlerce dolarlık, Haute Couture kıyafetlerini eleştirmekten daha eğlenceli ne olabilir ki?





Pazar gecesini pazartesiye bağlayan gece gerçekleşen American Music Awards kırmızı halı bakımından ne unutulmayacak derecede güzel ne de nefret edilecek kadar kötü görüntülere ev sahipliği yaptı. Christina Aguilera'yı saymazsak tabi... Her zaman en iyi giyinenlerden başlamak şart değil ya bu kez de unutulmaz rüküşle başlıyoruz. Hem kırmızı halı töreninde giydiği Pamela Roland hem de canlı performansı sırasında giydiği body ile enkaz gibi görünen Christina Aguilera uzun süre hafızamızdan çıkmayacak. Bu kız eskiden böyle değildi, şimdi neden kötü sat, makyaj, kıyafet üçlüsünü hiç bozmuyor anlayamıyorum.


Jennifer Morrison Abed Mahfouz elbisesi içinde inanılmaz şık görünüyor. Cidden çok beğendim, omuzlarının duruşu, sırtı, vintage havası süper. Ama arkadan görüntüde çamaşırının belli olması ve belinin tam oturmamış gibi görünmesi beni biraz rahatsız etti. Bir de sanırım bu müzik ödül törenlerine uzun tuvaletle gelmek biraz fazla görünüyor gözüme. Kıpır kıpır gencecik pop şarkıcılarının arasında ağır kaçıyor sanki.



Uzun bir Abed Mahfouz tercih eden diğer bir isim de Carrie Underwood. Elbisenin rengi çok çirkin görünüyor. Carrie'nin de beyaza yakın sarı saçları ile birleşince sanki biraz kıro olmuş. Cşutch'ını da sevmedim. Carly Rea Jepsen, elbisenin rengini kendisine yakıştırmayı başarmış ama saçlarından hiç hoşlanmadım. Özellikle de perçemlerinin kenarlarından çıkan uzunluklar beni sinir etti. Pink'e gelince kendisine "O eski halinden eser yok şimdi" demek istiyorum. Hala deli ama artık biraz daha oturaklı bir deli oldu. Elbisesi çok yakışmış. Hem içindeki punk ruha ters düşecek kadar prenses değil, hem de evsiz gibi görünmüyor. Saç modeli de kendisine çok yakışmış.


Normal bir kıyafetle görmeyi beklemediğim diğer bir isim de Nicki Minaj. Beklemediğim bir şekilde şirin görünüyor. Ya da ben bugün çok iyi tarafımdan kalktım. Aslında bu renk olmasa ve giyen Nicki Minaj o sürekli gülümseyen tipiyle kameralara poz vermese kesin beğenmezdim :) Pink bigi o eski halinden eser kalmayan Gwen Stefani'nin yaşlanmak, kilo almak, çirkinleşmek bilmeyen bünyesinden hepimiz için istiyorum. Yaşı ilerledikçe moda seçimleri de mükemmel oluyor. O Balmain ceketi bu kadar eforsuz bir şekilde kombinlemesine bayıldım. Kırmızı rujun en çok yakıştığı insanlar listemin en başında kendisi.


Hazır Gwen'in Balmain ceketi demişken, bu sene bu tarz işlemelerin çok moda olduğuna da dikkat çekelim. İşlemeli minileri içinde Stacy Kiebler da Kelly Rowland da çok hoşlar. Stacy'nin eteği biraz kendisine kısa mı gelmiş ne olmuş tam emin olamadım ama yine de hoş görünüyor.



Minilerden devam edersek Zuhair Murad'ı içinde Taylor Swift, çok Taylor Swift görünüyor. Her zamanki renk her zamanki işlemeler, hep hanım hanımcık, hep prenses. Artık sıkıcı bile olmaya başladı. Heidi Klum ise nedense bu aralar görüme bir türlü güzel görünemiyor. Hele elbise ve ayakkabısının bu kadar uyumlu olması, elbise kumaşının aynısından kendisine ayakkabı yaptıran assolistler gibi korkunç olmuş. Saçı ve makyajını beğendim.


Son olarak diğer minilerimizden ilki Ginnifer Goodwin'den geliyor. Oscar de La Renta elbisesi çok yakışmış. Ayakkabıları da clutch'ı da çok uyumlu ve erkek çocuğu gibi saçları ile bu kadar girly bir elbiseyi kullanması bence çok şık görünüyor. Hayden Penettiere'in elbisesi biraz gecelik gibi geldi bana. Zaten inanılmaz kilo vererek kocaman kalan yüzüne, kırmızı ruj da annesinin rujunu almış gibi durmuş. Ayakkabıları ise incecik bacaklarıyla çok kaba görünüyor.

Sizin favorileriniz kimler?

Fotoğraflar: justjared.com

19 Kasım 2012 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: The Hotel of South Beach by Todd Oldham

Miami eğer sizin için sadece Sibel Can'ın evinin olduğu ve her yaz TeleVole'lerde izlediğiniz bir yerin ötesindeyse, bu pazartesi sendromumuzu gidermek için güzel bir destinasyon olabilir diye düşündüm.
The Hotel of South Beach konumu sebebiyle dinlendirici ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlere göre.



Gereksiz tek bir parça mobilya ile göz yorulmamış, iç dekorasyon karıştırılmamış. Renklere her zaman inanan Todd Oldham, oteli hem lüks ve minimal hem de renkli tutmayı başarmış.



Kocaman resortların tamamen dış dünyadan soyutlanmış konumlarından hoşlanmıyorsanız, The Hotel of South Beach bu derdinizi de çözüyor ama aynı anda da deniz kenarında olması ve kocaman havuzu ile sizi şehirden tamamen uzaklaşmış da hissettiriyor. Miami tatilleriniz için aklınızda olsun.

16 Kasım 2012 Cuma

Alicia Keys for Reebok

Biliyorsunuz sanatçıların markalarla iş birliği yapmayı bırakmak gibi bir niyetleri yok. Hayranlarını markaya yönlendirerek kendileri de yepyeni bir alana girmiş oluyorlar. Limited Edition lafını o kadar
çok duyar olduk ki artık hiçbir şey limited edition değilmiş gelmeye başladı bana :)



Son örneklerden biri de Reebok. Nicki Minaj'ın Adidas Originals ile rengarenk bir koleksiyonda buluşmasından sonra, daha ağır başlı bir siyahi sanatçıyı, daha ağır başlı bir koleksiyonla karşılıyoruz. Reebok mağazalarında ulaşabileceğiniz koleksiyon klasik modellere Alicia Keys dokunuşu içeriyor.



Özellikle yukarıdaki studs serisi tam da bu sene kendimizi zımbalarla teslim etmişken ilaç gibi geliyor. Hem rahat hem de çok trendy görünüyorlar. Hafta sonlarınız için biçilmiş kaftan. Üstten ikinci ayakkabının piyano tuşları da Alicia'nın piyanosuna güzel bir gönderme olmuş.

Serinin sizi harekete geçirecek videosu için:


15 Kasım 2012 Perşembe

Elle Fanning Prada'lar İçinde

Dün Kristen Stewart'ın beklenmedik şıklığını yazdıktan sonra neden Twilight Saga: Breaking Dawn Part II'nun Los Angeles Gala'sına katılanların geri kalanını araştırmadım acaba diye düşünürken, kendimi Elle Fanning'in Prada'lar içindeki fotoğrafıyla karşı karşıya buldum. Hem de "O Pradalar".



Hatırlarsınız Prada Olmak Yetmiyor diye bir yazı yazmış ve bu ayakkabılara demediğimi bırakmamıştım. İyi ki de öyle yapmışım, fikrim hala değişmedi çünkü. İçinde olması gereken çorapları çıkartarak doğru, ojesiz tırnaklar ve sapsarı topuklarla gelerek yanlış bir karar vermiş Elle. Daha bir çok kez göreceğimize eminim ama bu ayakkabıları bu kadar hızlı gözümüze sokmasalar daha mutlu olurdum.

14 Kasım 2012 Çarşamba

Büyük Haber! Kristen Stewart Çok Şık

Bir gazetem olsa bu haberi manşetten verirdim :) Yağlı saçlı, mutsuz ve sadakatsiz kızımız Kristen Stewart artık sonuncu filmi yayınlanan Twilight Saga: Breaking Dawn Part II'nun Los Angeles galasında karşımıza Zuhair Murad'a ait gold bir elbise ile çıktı.


Soluk benizli olmasına rağmen bu rengi çok güzel taşımız. Elbise vücuduna tam oturmuş ve şeffaflığı bile rahatsız etmeyecek kadar şık duruyor (arkasını dönünce hikaye başka bir boyut kazanıyor tabi ki). Arkasındaki falsoya rağmen ben elbisenin önden görünüşünü çok beğendim. Bir de Kristen'ın yeni saç rengi de yüzüne biraz daha renk vermiş sanırım. Sıcak tonlardaki balyajları gibi kendisine çok yakışan başka bir şey de gülümsemek olmuş. Gelirken yolda dayak yemiş gibi görünmüyor artık. Sanırım bu Twilight işinin bitmesine kendisi de sevindi.

13 Kasım 2012 Salı

Heidi Klum'um MTV EMA Versace'leri

Biliyorsunuz bu aralar ödül törenlerinde kendisini kaybetmişçesine kıyafet değiştirenler en sevdiğim konulardan biri. Hatta önce Alma Awards'taki Eva Longoria sonra da Country Music Awards'taki Carrie Underwood'un kıyafetlerini incelemiştik. Madem ödül sezonu açıldı, daha çoook kırmızı halılar ve kafası karışmış sunucular göreceğiz.



Heidi Klum'a geçersek, Victoria's Secret melekliğini ve Seal'ın karısı olmayı bıraktığından beri kendisini biraz daha saçma kıyafetler içinde görür olduk. Bu ödül töreni ve photocall'da kendisi tamamen 2013 Yaz koleksiyonundan Versace'ler giyindi. Tek tek incelediğinizde en iyisinin photocall sırasında giydiği siyah elbise olduğunu görüyorsunuz. Bence ikinci sırayı dantel detaylı turuncu elbise alıyor. Ama başka bir yerde, başka bir zamanda ve başka şartlarda değerlendirsek kesinlikle bu kıyafetlerle sınıfta kalırdı. Özellikle de o gladyatör sandaletlerle...


Beni karışık duygular içinde bırakan bu iki kıyafet ise Heidi'yi öyle şişman göstermiş ki, ya modelleri kadına uygun değildi (bir VS meleğine uymayan elbise nasıl oluyorsa artık) ya da bedenleri uymadı. Bu arada yukarıdaki turuncu elbise ile bu bölümdeki siyah parça birbirlerine o kadar benziyor ki, keşke başka bir şey seçilseymiş dedim.


Versace'nin biraz garip, biraz Rus kadınlarına hitap eden bir tarzı var, bunu biliyoruz. Ama bunların arasından kendini en ucuz gösterecekleri seçmek bir maharet. Sarı ve mavi tuvaletlerin ikisi de birbirinden korkunç. Zorlasanız pazar iç çamaşırlarına benzetebilirsiniz. En kötü hangisi yarışmasını ise, saçmasapan işlemeli mavi parça kazanıyor. Ortadaki beyaz elbiseyi ise ciddiye bile alamadım çünkü 39 yaşında ve 4 çocuk annesi bir kadının, kendisini balo kraliçesi olmaya adamış bir ergen kızdan daha iyisini yapabileceğini düşünüyorum.

Bence Heidi Klum için başarılı bir gece değildi. Kendisinden bu aralar pek başarılı kombinler de göremiyoruz zaten. 2010 yılında meleklikten emekliye ayrıldığından beri kendisini "hala güzel olduğunu tüm dünyaya göstermeye" adadı ve sağ olsun, Victoria's Secret defilelerinde görmediğimiz yerlerine kadar gördük.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Coco Chanel Suite in Ritz Paris



Şimdi hayal kuruyoruz: Paris Haute Couture moda haftasında arka arkaya bir sürü defileye gideceğiniz bir tatil sizi bekliyor. Tasarımcıların son koleksiyonlarından parçalarla dolu monogram bavullarınız hazır. Paris'te after partylerden de boş zamanınız kalamayacağı ve ciddi ciddi yorucu bir hafta geçireceğiniz için de size kendinizi gerçek bir moda kraliçesi gibi hissettirecek bir yere ihtiyacınız var. Bir de ufak not: Günlük 4300 Euro gibi astronomik bir rakamı da vermeye hazırsınız...



Bu durumda sizi Matmazel Coco Gabriel Chanel'in 37 yılını geçirdiği, kendi zevkine göre döşediği, antikalarla doldurduğu muhteşem suitinde Place Vendome manzarası ile baş başa bırakabilirim. Coco'nun kullandığı zamandan bu yana muhafaza edilen odaya Matmazel'in fotoğrafları da duvarları süslüyor. Özellikle meşhur şöminesi görülmeye değer.



Daha önce Kate Moss'un, Vogue ile yaptığı Haute Couture çekimlerinden birinde detaylıca gördüğümüz suit, aslında lüksün tanımı gibi. Özellikle banyosundaki pembemsi mermerler ve sonsuzluk hissi veren aynalarla tüm planlarınızı unutup sadece kendinizi şımartmak isteyebilirsiniz. Girişindeki Chanel arması ise beyaz mermerlerle bir araya gelince müthiş görünüyor.


Söylediğim gibi Matmazel Chanel'in yatağında yatmanın bedeli 4300 Euro. Yaşayacaklarınız ise paha biçilmez olabilir.



10 Kasım 2012 Cumartesi

İnci 2012 Kış Koleksiyonu

Geçen hafta İnci'nin İstinye Park mağazasında 2012 Sonbahar Kış koleksiyonunun tanıtımı vardı. Hem firma pazarlama ekibiyle hem de bu müthiş koleksiyonun yaratıcısı olan tasarımcıları ile tanıştık ve çok keyifli bir ortamda kendilerinden tasarımların arkasındaki hikayeyi öğrendik.



İster feminen, ister fonksiyon odaklı ister süper dikkat çekici bir tarzınız olsun... İnci her türlü ihtiyacınıza cevap verecek parçalar yapmış. Bu arada sadece tasarım odaklı olmayıp ayak sağlığınızı da düşünen İnci'nin deri kullanması da satın alma kararınızı etkilemeli. Ulaşılabilir fiyatlara son moda ve sağlıklı ayakkabılara sahip olabilirsiniz.




Ayakkabıların tamamlayıcısı çantalar konusunda da İnci, çok klasik ve her kıyafetinizle kombinlenebilir clutchlarıyla öne çıkıyor.





Benim en beğendiklerim yukarıdaki sneakerlar ve  biker boot'lar. Tüm kış giyebileceğiniz bu ayakkabılardan en az birine sahip olmanız lazım.

9 Kasım 2012 Cuma

Victoria's Secret 2012


Bu hafta içerisinde müthiş bir şov hazırlayan Victoria's Secret en azından 2013'e kadar sosyal paylaşım sitelerinde en çok fotoğrafı paylaşılan defile olmayı garantiledi.



Her şov birbirinden güzel olduğu için bu kez yeni bir şey yokmuş gibi geliyor bana. Yine melekler müthiş, yine tasarımların hepsi birbirinden güzel, yine ön sıra dikkat çekici, yine Fantasy Bra göz alıcı...



Bu sene canlı parformanslar da mükemmel. Rihanna, Justin Bieber ve Bruno Mars şarkıları ile şova renk katmışlar.



Sizleri en güzellerle baş başa bırakayım en iyisi.



8 Kasım 2012 Perşembe

Kiehl's ile Kendinize İyi Bakın


Sizlerden özellikle cilt bakımı rutinim ve kullandığım ürünlerle ilgili sorular alıyorum. Tek tek ürünlerimi tanıtmak yerine kendime yakın hissettiğim ve bir çok ürününü severek kullandığım Kiehl's ile sizi tanıştırmak istedim. 




Geçen gün Akmerkez'deki Kiehl's mağazasına uğradım ve mağaza yetkilisi Cihan Bey'den ürünlerle ilgili bilgiler aldım. Kendisi çok yardımcı oldu ve cilt bakım setleri, gece setleri ve saç bakım ürünleriyle beni kalbimden vuran müthiş ürünlerini tek tek anlattı. Kuru bir cildiniz varsa dünyada 4 milyondan fazla satan Kiehl's Ultra Facial Cream sayesinde tüm sorunlarınıza elveda diyebilirsiniz. Kış günlerinin kapımızda olduğu şu zamanlarda, soğuk hava şartları ile 24 saat mücadele edebilecek bir nemlendirici arayışınız varsa şiddetle tavsiye ederim. Benim dümdüz saçlarıma bile hacim veren Rice & Wheat serisi ise hacim verdiğini iddia eden şampuanlar arasında en işe yarayanlardan biri. 



İhtiyacınıza uygun olarak tasarlanmış setleri arasından özellikle Midnight Recovery seti yapılandırıcı ve koruyucu özellikleri ile hem yüzünüzü hem de gözlerinizin sabah saatlerinde çok daha canlı ve zinde görünmesini sağlıyor. Bunu da paraben içermeyen bitkisel formülü ile tüm gece boyunca cildinizi yenileyerek yapıyormuş. Anti-aging özellikleri sayesinde cildinizin yaşlanmasını geciktiren Midnight Recovery serisi siz uyurken cildinizi yenilemiş oluyor. 




Bunun yanında doğal bebek ürünleri de genç annelerin favorisi olmaya aday. Şampuanları çok çok güzel kokuyor ve güven veriyor. Aynı zamanda erkek ürünleri de olan Kiehl's size aile boyu bakım sağlayabiliyor.




Fiyatları da çok uygun olan Kiehl's ürünlerinden size uygun olanını seçmek için son derece yardımcı olan mağaza personelleri sizi çok güzel yönlendiriyorlar. Bu arada mağazalarına gitmişken, 1851 yılında New York'ta özgün bir eczane olarak kurulan Kiehl's'in  maskotu haline gelmiş Mr. Bones'la tanışmayı da unutmayın.



7 Kasım 2012 Çarşamba

Nicolas Ghesquiere Balenciaga'yı Terk Etti



Nicolas Ghesquiere, 1992 yılında Balenciaga'yı devraldığından beri neredeyse 1 asırlık bir markayı gençleştirdi ve yeniden gündeme getirdi. Cesur renk ve form kullanımı sayesinde celebrity'lerin sıkı sık tercihi olan bir marka haline gelen Balenciaga sadece kıyafetleri ile değil ayakkabı ve aksesuarları ile de herkesin hayallerini süslüyor.




Üzücü bir haber sonrasında Nicolas Ghesquiere'in markayı bıraktığı ve bundan sonrası için de planlarını açıklamaktan kaçındığını gördük. Bazı dedikodular LVMH grubunun Nicolas Ghesquiere'in kendi adına bir marka kuracağı yönünde. Daha önceki röportajlarında kendisi olmaktan asla vazgeçemeyeceğini söyleyen tasarımcının PPR grup yönetimi ile sorunları olup olmadığı merak ediliyor. Kristen Stewart'ı bile güzel giyinmeye sevk eden tasarımcı için üzüldüm açıkçası.

6 Kasım 2012 Salı

Carrie Underwood CMA 2012

Eğer bir ödül töreni sunacak olursanız aklınızdan çıkarmamanız gereken ilk konu, en az 10 kıyafet değiştirmeniz gerektiği. Eva Longoria'yı Alma Awards'ta tüm gardırobunu önümüze dökerken görmüştük en son. Şimdi de Carrie Underwood Country Music Awards'ta giyinmekten yoruldu.


Carrie'nin üzerinde en güzel duran 3 kıyafet bu tuvaletlerdi bence. Siyah olan bana biraz Emma Stone'un Gucci'sini hatırlattı. O Gucci bu Ines di Santo'dan çok daha güzeldi gerçi biraz haksızlık ettim sanırım ama aynı sarışınlık ve koyu renk karışımından da etkilenmiş olabilirim. Kırmızı tuvaletin markası Chagoury Couture ve bence rengi Carrie'ye çok uymuş. Kalçasında bu kadar detay olmasa daha güzel olabilirmiş belki ama yine de çıtı pıtı Carrie güzel taşımış kıyafeti. En beğendiğimse Reem Acra beyaz elbise oldu. Yaka detayı çok hoş ve kırmızı halı için uygun.


Canlı performansı sırasında giydiği Tsemaye Binitie kıyafeti tam bir facia. Yırtmacı, için deki işlemeli detay, elindeki eldiven, ayakkabı seçimi filan derken korkunç olmuş. Sally LaPointe Lacivert elbisesi içindeyse olduğundan kilolu görünmüş. En kötüsüyse nevresim sarınıp çıkmış gibi göründüğü Basler tuvaleti. Havada paraşütüne dolaşmış bir sporcuya da benzetebiliriz bu halini.


Buz mavisi Jenny Packham elbisesini beğendim aslında ama Carrie'de güzel durmamış gibi. Sebebi yaka detayının üzerine bir de kocaman küpeler takması ve saçlarının hali olabilir. Biraz avam durmuş ve aslında Jenny Packham hiç bir zaman avam durmaz :) Ortadaki Alice + Olivia elbise de keşke kısa kollu olsaymış. Eteği çok şirin ama o yaka ve uzun kolla maalesef göğüsleri düşük görünüyor Carrie'nin. En prenses elbise ise Christian Siriano'dan. Rengini beğendim ama modeli çok fazla mezuniyet elbisesi diye bağırıyor.


Artık yapmayanın dövüldüğü Gangnam Style dansından da geri kalmayan Carrie Underwood'a miniler yakışıyor. Ama kendisinin boyundaysanız ve elbiseniz diz üstündeyse bootie giymenin bacakları kısa gösterdiğini öğrenmesi lazımdı. Üstten presslenmiş gibi olmuş bu ayakkabılarla. Bu yüzden Gangnam dansındaki Jovani elbisesinin altındaki ayakkabıyla beraber duruşunu beğenmeme rağmen, beyaz Edition by Georges Chakra ve bronz Tony Ward elbiseye yazık olmuş. 

O kadar çok giyinmesine rağmen yüzdesel olarak baktığımızda yanlış sayılabilecek seçimler yapmış American Idol - Carrie Underwood. Sizce?

5 Kasım 2012 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna Tatil: Portrait Suites Rome by Salvatore Ferragamo

İtalya'ya özellikle de Roma'ya gidiyorsanız tarihle iç içe olmak zorundasınız. Eğer niyetiniz başka bir şeyse Roma'ya gitmeyin :) Bu hafta, bu tarih kokan şehrin tam ortasında lüksün ve rahatlığın sembolü olabilecek nitelikte bir oteldeyiz: Portrait Suites.

Salvatore Ferragamo imzalı bu otel aslında 14 suit ve stüdyodan oluşan küçük bir apartman. İspanyol Merdivenlerinin hemen yanında, Salvatore Ferragamo mağazasının üst katlatına kurulmuş olan otel, hem şehrin içindeki tarihi havayı koklamanız hem de alışverişinizi yapmanız için mükemmel bir lokasyonda.


İtalyan stili denilince akla gelen bir çok şeyin oluşmasında parmağı olan büyük ayakkabı ustası Salvatore Ferragamo'nun tarihine giden özel parçalarla süslü otelin en büyük silahı ise muhteşem manzarasıyla teras restoranı.


Her müşterisi için ayrı bir ahşap ayakkabı kalıbı olmasıyla ünlü Ferragamo'nun bu kişiye özel uygulamasından ilham alınarak farklı isteklere göre düzenlenen suitlerde her türlü konfor düşünülmüş. Gri ve açık pembenin tonları ile otel soğukluğundan kurtulup kendinizi evinizde hissedeceğiniz bir ortam yaratılmış.


Bir yandan çok sıcak, diğer yandan da istemediğiniz kadar ayrıntılı Concierge servisi, kişisel asistan teminine kadar giden hizmetler, sanat tarihçileri ve arkeologlar tarafından hazırlanmış özel Roma turları ile lüksü yeniden tanımlayan otel, lokasyonuyla da Roma'da kalınacak yerler listenizin başına oturabilir.

2 Kasım 2012 Cuma

The Carrie Diaries Başlıyor

Sarah Jessica Parker ile sevdiğimiz, Manhattan'a aşık eden, modayı dizi izleyerek takip ettiğimiz bir 10 yıl geçirmemizi sağlayan dizi Sex and the City'nin öncesi, The Carrie Diaries ile hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Aşağıda trailer'ını görebilirsiniz.


Benim yorumum SATC havasını asla yakalayamayacağı yönünde. Sebebi de 1984'te başlayan dizinin, SATC kadar modayla haşır neşir olamayacağını düşünmem. Ne de olsa aradan çeyrek asır geçmiş ve izlemesi bir yana sesini kısıp bakması bile zevkli olan Carrie Bradshaw'un şimdiki zamanda geçen hikayesinin görsel zevki ortadan kalkacak gibi.

Ama sizlerin de bildiği gibi diziler de artık moda evlerini ve tasarımcıları etkiliyor. Bir kaç seneye kadar dizi hit olup, hepimizi neon renk blokları ve vatkalı kollu tulumlarla yüz yüze, '80'lere dönüş furyasıyla da baş başa bırakabilir.

1 Kasım 2012 Perşembe

Kim Kardashian Cadılar Bayramı

Biliyorsunuz bayram sebebiyle tatildeydim ve gündeme biraz uzak kalmıştım ama şu görüntüleri görünce iyi ki de uzak kalmışım dedim. Silikonlarını en çok seven kadın Kim Kardashian, Cadılar Bayramında, en az bir zombi kadar korkutucu olmayı başarmış.


Deniz Kızı kostümüne lafım yok, artık maalesef kabullendim kendisini. Ama peki o sarı saçlar? Neden o sarı saçlar? Bir de söylendiğine göre o korkunç peruk için 2000 Dolar harcamış hanımefendi. Kanye de yanında hiçbir sorun yokmuş gibi geziyor. Ben açıkçası kadının tüm gardırobunu boşaltmak yerine bu partiden önce kendisine aynaya bakmayı önerecek bir sevgilisinin olmasını tercih ederdim.